17 Ağustos’tan Geriye Kalan 3 Anlamlı Fotoğraf

Tarih 17 Ağustos 1999, yani tam 18 sene önce bugün…

Bizim neslin çocuk olduğu, dünyanın da daha güzel bir yer olduğu son zamanları yaşıyorduk. İnsanlık, 20. YY boyunca ikisi dünya çapında olmak üzere sayısız savaş ve felakete tanık olmuştu. 1900’leri geride bırakmak için gün sayarken, insanlığın en garip yüzyılının son felaketi Türkiye’de yaşanacaktı. Dünyanın en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul, 7,4 büyüklüğündeki depremle sarsıldı.

45 yılda yapılan ne kadar şey varsa, 45 saniyede yıkılmıştı. Gece 03.02’de başlayan depremin merkez üssü Gölcük’tü. Ama Marmara Denizi’nin yakınlarında olup da depremden etkilenmeyen hiçbir yer yok gibiydi. İstanbul, kalabalık ve karmaşık yapısı nedeniyle kaosun merkezi haline gelmişti. Yıkılan binalar, kapanan yollar ve gerçek bir keşmekeş…

Asla unutamayacağımızı biliyorum. Ama daha iyi hatırlamak adına, bugün 17 Ağustos 1999’a damgasını vuran birkaç fotoğrafa göz atacağız…

17-agustos-1999-hoscakal-adapazari

İlk fotoğraf Sakarya’dan. Depremden en çok etkilenen noktalardan biri de burasıydı. Olduğu gibi çökmüş gibi gözüken ama aslında hiç de olmaması gereken bir vaziyette duran bir bina görüyorsunuz. Altına aldığı otomobiller bile çok şey anlatıyor. Ve en can alıcı noktaya geliyoruz duvara kırmızı sprey ile yazılmış yazılar…

Deprem nedeniyle binlerce kişi yaşadığı yerden ayrılmak zorunda kaldı. Ne yaşadıklarını, ne hissettiklerini özetleyecek bir fotoğraf varsa o da budur herhalde. Özetleyecek bir söz var mı orası tartışılır. Ama sizce de acıyı dibine kadar hissetirmiyor mu yazılanlar?

17-agustos-1999-deniz

Denizlerde hıncını çıkartmıştı bizden 17 Ağustos depreminde. Özellikle kıyı şeridinde suyu gömülen pek çok yer vardı. Depremden sonra ana haber bültenlerinin en popüler özel haber konusu haline gelmişti denizin altında kalan yerlere su altı kameraları ile dalmak. İşte, denizlerin aldıklarının simgesi de bu fotoğraf. Denizle bütünleşmiş bir apartman görüyorsunuz. Karenin devamında bir şehir hatları vapuru. Muhtemelen karaya vurmuş. Yani öyle bir kaos ortamı, öyle bir hengame…

17-agustos-1999-depremi-simge-fotograf

Ve tüm yaşananların sembol fotoğraflarından biri. Bir dilim ekmeğe muhtaç olmak da hayatın bir parçası, onu bulmak da, asla bulamamakta… 17 Ağustos sonrasında depremzedelerin yaşadıklarının özeti bu fotoğraftır aslında. Arkada yıkılmış bir bina, hayatta kalmayı başarabilmiş yaşlı bir amca ve elindeki ekmekler. En önemlisi de, silmeye çalıştığı gözyaşları…

17 Ağustos’ta yaşananları unutmamak, tekrar böyle bir felaketle karşılaştığımızda onunla baş edebilme yeteneğini kazandırdığı sürece faydalıdır. Peki, tam 18 yıldır 17 ağustos’u dün gibi hatırlıyoruz. Ama bu gece yine 7-8 şiddetindeki bir depremle uyansak, 17 Ağustos’ta yaşananlardan farklı bir şey olur mu sizce? Geride kalan onca yıl da ne kadar yol aldık? Sesi mi duyan var mı?

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"