34 yıl sonra bulunan uçak enkazı

Tarih 18 Aralık 1977…

İsviçre merkezli SATA’nın (SA de Transport Aérien) 730 sefer sayılı uçuşu normal başlamıştı.

Caravelle tipi uçak, Cenevre aktarmalı Zürih-Madeira Adası seferini gerçekleştirmek üzere havalanmıştı. Madeira Adası, Kanarya Adaları’nın kuzeyinde bulunan, Portekize bağlı bir tatil cennetiydi. Turistlerden oluşan 52 yolcu ve 5 mürettebat ilk durakları Cenevre’ye kadar sorunsuz bir yolculuk geçirmişti. Ancak, Cenevre’den ayrılmadan önce uçakta bir sorun olduğu tespit edildi. Hidrolik pompasının gözden geçirilmesi gerekiyordu. Bu nedenle uçağın Cenevre’den Madeira Adası’na ulaşmak için havalanması gecikmişti. Saat 14:30’da Cenevre’ye inen uçak ancak 16:26’da havalanabildi.

Uçağın kokpitindeki her iki pilotta kaptan rütbesine sahipti. Kaptanlığa yeni yükselmiş olan pilot sol koltukta oturuyordu ve uçağın kontrolleri ondaydı. Daha tecrübeli kaptan ise sağ koltuktaydı. Saat 20:00 sularında 730 sefer sayılı uçuşun nihai varış noktası olan Madeira Havalimanı yaklaşma frekansı ile bağlantı kurulmuştu. Bundan sonra iniş için son talimatlar ve güncel meteorolojik bilgiler alınıp iniş tamamlanacaktı.

Madeira Havalimanı, otoriteler tarafından en tehlikeli havalimanlarından biri olarak işaret edilmiştir. 730 sefer sayılı uçuş da, inişlerin çok zor manevralar gerektirdiği bu meydanın 06 konumlu pistine inmeye hazırlanıyordu. Önce “downwing leg” olarak adlandırılan paterni tamamlayan uçak, sonrasında “base leg” olarak adlanrılan dönüşü yaparak 06 pistine iniş yapacaktı.

Madeira Havalimanı, dünyanın en tehlikeli meydanlarından biri olarak işaret ediliyor.
Madeira Havalimanı, dünyanın en tehlikeli meydanlarından biri olarak işaret ediliyor.

730 sefer sayılı uçuş inişe yaklaştıkça hava koşulları kötüye gidiyordu. Son evrede pist görüşünü engelleyecek boyutta sis başlamıştı. Pilotlar çok zorlu bir meydana, çok zorlu hava koşullarında inmek için mücadele ediyorlardı. Yaklaşmanın en başında uçak 720 feet irtifanın altına inmişti. Pisti karşılamadan önceki son dönüş sırasında 200 feet irtifanın altında seyreden uçak, piste ulaşamadan okyanusa düştü.

Uçakta 52 yolcu ve 5 mürettebat bulunuyordu. Kaza sonucu 35 yolcu ve 1 mürettebat hayatını kaybetti. Uçak iniş için yaklaştığı sırada suyla temas ettiği için hızı düşüktü. Bu durum 17 yolcu ve ikisi pilot olmak üzere 4 mürettebatın kazadan sağ kurtulmasını sağladı. Kurtulanlar kısa zaman içersinde ada sakinlerinin yardımı ile karaya ulaştırıldı. Enkaz ise öylece suya gömülmüştü.

Aradan 34 yıl geçti.

2011 yılının Ekim ayında, Portekizli dalgıçlar 110 metre derinlikte yatan enkaza ulaşmayı başardı. Adanın Funchal isimli yerleşim biriminin açıklarında bulunan enkaz başarıyla görüntülendi. İki parçaya ayrılan uçak, büyük oranda yapısal bütünlüğünü korumuştu.

Konuyla ilgili BBC haberi için tıklayınız.

Okyanusların sakladığı sırlar, hayal gücümüzün sınırlarını zorlayacak cinsten. Keşfedilmemiş canlı türleri, yaşam formları ve daha nice bilinmez, insanoğlunun keşfetme savaşında ki uzun soluklu bir mücadelenin işaretçisi olarak ortaya çıkıyor.

Bir de okyanusların bizden aldıkları var. Halen binlerce uçak ve gemi enkazı derin sularda, büyük sırları ile beklemekte.

Malezya Havayolları’nın kayıp uçağını da okyanuslar saklıyor olabilir mi?

Concorde 001’in Çok Özel Fotoğrafları

Öncelikle, Concorde nedir, nasıl bir şeydir? Hikayesine göz atmak isteyenleri şöyle alalım.

Bu fotoğraflardan bazıları internet dünyasının derin-kuytu köşelerinde mevcut. Ama eminim ki bir çoğunu ilk kez burada görmüş olacaksınız. Fotoğrafların kaynağı, müzede sergilenen Concorde 001, yani prototip Concorde’nin kabini. Koltuk olmayan kabin boyunca sağlı sollu fotoğraflar sergileniyor. Ne diyelim, iyi seyirler…

concorde_001_kabin

Concorde 001'in, 42 numaralı bölümünün montajı yapılırken.
Concorde 001’in, 42 numaralı bölümünün montajı yapılırken.
2 Mart 1969, Concorde ilk uçuşunu gerçekleştiriyor.
2 Mart 1969, Concorde ilk uçuşunu gerçekleştiriyor.
Concorde 001 Toulouse tesislerinde titreşim testinden geçiyor.
Concorde 001 Toulouse tesislerinde titreşim testinden geçiyor.
1 Ekim 1969
1 Ekim 1969
Concorde'nin ilk uçuşunu gerçekleştiren ekip. Sırasıyla; H. PERRIER, J. GUIGNARD, A. TURCAT, M. RETIF
Concorde’nin ilk uçuşunu gerçekleştiren ekip. Sırasıyla; H. PERRIER, J. GUIGNARD, A. TURCAT, M. RETIF
Concorde 001
Concorde 001
Prototip Concorde, 255'i ses hızının üzerinde olmakla birlikte toplam 812 saat uçuş yapmıştır.
Prototip Concorde, 255’i ses hızının üzerinde olmakla birlikte toplam 812 saat uçuş yapmıştır.

Kayıp Malezya Havayolları Uçağında Son Durum

Son zamanlarda en çok duyduğum soruların başında Malezya Havayolları uçağına ne olduğu sorusu geliyor.

Tabii ki Malezya Havayolları uçağına ne olduğunu size söylemeyeceğim! Aslına bakarsanız, insanların bana bu soruyu yöneltirken nasıl bir cevap beklediklerini de merak ediyorum. Belki bu soruyu soranların bir kısmı, olayda gelinen son noktanın ne olduğunu merak ediyor. Diğer bir kısım ise olayla ilgili komplo teorilerini dinlemek istiyor. Sonuç olarak çok büyük bir kitle, uçağın başına ne geldiğini çok merak ediyor.

Kayıp Malezya Havayolları uçağında son durum ne? Simdi kısaca olayı toparlayalım.

Hala kayıp…

Bu kadar!

mh370-kayip-ucak-son-radar-goruntusu

8 Mart 2014 tarihinde, MH370 sefer numarası ile 00:41’de (yerel saat) Kuala Lumpur’dan havalanan bir Boeing 777-200ER, kalkışından 41 dakika sonra, yani 01:22’de radardan kayboldu. 227 yolcusu ve 12 mürettebatıyla Pekin’e giden uçak, kaybolduğunda Tayland Körfezi üzerinde 35 bin feet olan seyir irtifasında yol almaktaydı. Hiçbir acil durum çağrısı göndermedi. Yani her ne olduysa bir anda oldu ve uçak radar ekranından kayboldu.

Olayın üstünden geçen bir kaç gün içinde, uçağın radar ekranından kaybolmasının ardından uçmaya devam ettiği, hatta tam aksi yöne doğru uçtuğu ortaya çıktı. Uçak 9 bin feet irtifada iken Pulau Perak Adası yakınlarında askeri radarlara yakalanmıştı.

kayip-ucak-son-yer

Tayland Körfezi’nde süren arama çalışmaları, uçağın tespit edildiği son noktaya kaydırıldı. Yetkilerin üzerindeki baskı gittikçe artıyordu. Nisan ayının sonlarına doğru “enkazı bulduk” açıklamasını yaptılar. Ancak ortada kanıt niteliğinde hiçbir şey yoktu. Kamuoyu tatmin olmadı, kandırıldığını düşündü. Malezya ve Çin’de binlerce kişi sokaklara döküldü. En nihayetinde ortaya çıktı ki, ne uçak ne de enkazı ortalıkta yoktu.

Olayla ilgili sayısız komplo teorisi üretildi, belgeseli çekildi hatta kitabı bile yazıldı. Uzaylılar kaçırdı denildi, zamanda yolculuk yapıyor denildi ve daha neler neler…

Tüm bu kafa karışıklığının arasında, 17 Temmuz 2014 tarihinde Malezya Havayolları’na ait bir uçak, Ukrayna hava sahasında iken vuruldu. Uçak tipleri bire bir aynıydı. Kayıp uçak da, vurulan uçak da bir Boeing 777-200ER modeliydi. Kayıp uçağın kuyruk tescili 9M-MRO, vurulan uçağın kuyruk tescili 9M-MRQ idi. Vurulan uçakla ilgili soruşturma süreci halen devam ediyor. Şimdilik sadece havada vurulduğu ve yere düşmeden parçalara ayrıldığı biliniyor.

Kayıp uçak ile vurulan uçak arasında bir bağlantı var mı?

Henüz o da bilinmiyor.

Güncelleme, 28 Eylül 2014;

Arama çalışmaları okyanusta devam ediyor. Güney Hint Okyanusu’nda devam eden çalışmalar sırasında bölgenin bir haritası çıkarıldı. Bu alan dünyanın keşfedilmemiş bölgelerinden bir tanesi olarak dikkat çekiyor. Denizaltılardan gönderilen sonar sinyalleri ile okyanusun altının bir haritası çıkarıldı ve bu harita kamuoyu ile paylaşıldı.

kayip_malezya_havayollari_ucagi_enkaz_deniz_dibi

 

Güncelleme, 30 Ocak 2015;

Uçağın başına ne geldiği ile ilgili halen hiçbir sonuç elde edilemediği halde, olay Malezya Hükümeti tarafından resmen “kaza” olarak ilan edildi ve uçakta bulunan 239 kişinin tamamı da “ölü” olarak kabul edildi.

Güncelleme, 8 Mart 2015

Olayın üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen ne yolcuların ne de uçağın izine rastlanmadı. Arama çalışmaları devam ediyor…

Sonuç olarak, uçak hala kayıp. Kayda değer gelişmeler oldukça bu yazı güncellenecektir.

Güncelleme, 30 Temmuz 2015

Madagaskar Adası yakınlarında, kayıp uçağa ait olduğu tahmin edilen bazı parçalar bulundu.

Güncelleme, 07 Şubat 2016

Uçağın ya da enkazın yeri halen belirlenmiş durumda değil.

Güncelleme, 20 Nisan 2016

Mozambik kıyılarında bulunan parçaların “neredeyse kesin olarak” kayıp Malezya Havayolları uçağına ait olduğu resmi makamlarca açıklandı. Ancak ana enkazın nerede olduğu halen tam olarak bilinmiyor…

kayip-malezya-ucagi-motor-parcasi

Güncelleme, 24 Temmuz 2016

2 yıldan fazla zamandır aranan uçak bulunamadı. Arama çalışmaları için milyonlarca dolar harcandı ve Hint Okyanusu’nda 120 bin kilometrekarelik alan tarandı. Fakat Afrika sahillerine vuran birkaç küçük parça dışında, Malezya Havayolları’na ait en ufak bir ize bile rastlanamadı. Ağustos 2016 itibari ile, kayıp Malezya Havayolları uçağını arama çalışmalarına son verildi!

9M-MRO, bulunamadı!

36 Sene Sonra Aynı Kare

kerem_gok

Tam 2 sene önce bugündü…

2012 yılında babam Hüseyin Gök ile birlikte, Isparta’ya ilginç ve anlamlı bir ziyaret gerçekleştirmiştik. 19 Eylül 1976 tarinde düşen bir yolcu uçagından geriye kalanları bulmak için Isparta’nın yüksek tepelerinde saatlerimizi harcamıştık. Kaza alanında, 154 kişiyi son yolculuğuna çıkaran bir Boeing 727 enkazından arta kalan irili ufakli bir çok parça bulduk. Uçak Karatepe isimli bir yere düşmüştü. Karatepe’de hayatını kaybedenleri andık ve geri döndük…

Aslında bu ilginç maceranın tüm detaylarını, 500Knots’da paylaşmıştım. Daha sonra bazı sebeplerden dolayı yazıyı web sayfasından kaldırmak durumunda kaldım. Kitabımda da uzun uzun bahsettiğim bu anlamlı ziyaretin detaylarını mutlaka öğreneceksiniz. Ama önce sizinle çok özel iki kare paylaşacağım.

Kaza alanında 400’den fazla fotoğraf çekmiştim. Hiç bir detayı kaçırmak istemiyordum. Eve döndükten sonra uzun uzun fotografları inceledim ve aşagıda gördüğünüz benzerliği fark ettim.

Soldaki fotoğraf, olayla ilgili haberde yer alan 21 Eylül 1976 tarihli Milliyet gazetesinden alıntı, sağdaki ise 36 sene sonra tarafımdan çekilen.

Dağlar, tepeler, bitki örtüsü ve geriye kalan derin acı. 36 sene sonra değişen çok az şey var…

1976_isparta_ucak_kazasi_enkaz

Concorde’nin Önünde Saygı Duruşu

Concorde, benim için tüm zamanların en asil ve en özel uçağıdır. Öyle tahmin ediyorum ki sonsuza kadar da öyle kalmaya devam edecek…

Size uzun uzun Concorde’nin hikayesini anlatmayacağım. Zamanında anlattım zaten, merak edenler buraya tıklayarak 2012 yılında yazdığım yazıyı inceleyebilir. Burada onunla baş başa geçirdiğimiz çok özel birkaç dakikadan bahsedeceğim.

Birkaç sene önce onu ziyarete gittim. Paris’te bulunan Le Bourget Havacılık ve Uzay müzesi, prototip, yani ilk Concorde’nin (Concorde 001) sergilendiği yerdir. Ayrıca Air France filosundan emekli bir Concorde’de aynı hangarda yer almaktadır.

Le Bourget Havacılık ve Uzay müzesi izlenimlerimi kokpit.aero sayfası için yazmıştım. Dilerseniz o yazıya da buradan ulaşabilirsiniz.

İki Concorde’nin sergilendiği hangara doğru yürürken heyecandan uçuyor gibiydim. Aşırı heyecanlandığım için giriş ile hangar arasındaki yolda neler düşündüm, neler yaptım açıkçası ben de çok net hatırlamıyorum. Hangara girdiğimde “aman tanrım!” dedim. Düşündüğümden çok daha ihtişamlı, çok güzel gözüküyordu. Gel de aşık olma!

concorde_muze

Zamanla ilgili bir sıkıntı yaşamamak için sabahın erken saatlerinde müzeye gelmiştim. O gün, öğleden önce Concorde hangarında bir davet düzenlenecekti ve bu yüzden Concorde hall öğleden sonra ziyarete açıklacaktı. Tabi, beni tutabilene aşk olsun! İçeri girer girmez saf aşıklar gibi dalıp gitmişim. O ara da yanıma bir güvenlik görevlisi geldi. Kapalı olduğunu söyleyip duruyordu. Daha sonra içeride daha yetkili bir abi buldum ve İstanbul’dan sırf Concorde’yi ziyaret etmek için geldiğimi söyledim. Sağ olsun, bana biraz zaman tanıdı ve her iki uçağında kabinine girerek biraz olsun heyecanımı yatıştırdım. Ona uçarken binmek kısmet olmadı ama yerdeyken Concorde’ye binmiştim. Öyle ya da böyle, artık ben de Concorde’ye binen özel insanlardan birisiydim.

Concorde hangarındaki davet bitti ve öğleden sonra hall tekrar ziyarete açıldı. Aylardan kış, günlerden Çarşamba olduğu için etraf hayli tenhaydı. Aylardır, hatta belki yıllardır hayalini kurduğum şeyi gerçekleştirmek için süper bir ortam! Telefonumdan aşağıda izleyeceğiniz, kim tarafından hazırlandığını bilmediğim ama her izlediğimde tüylerimi diken diken yapan videoyu açtım, kulaklığımı taktım, Concorde’nin karşısına geçtim. Tam karşımda gerçek bir Concorde, ekranda binlerce kez izlediğim bu harika video. Evet, o dakikaların hayatımın en güzel zamanları sıralamasında yeri hayli yüksek…

11 Eylül 2001 günü ABD seferini yapan THY uçağı

“Ben de o uçaktaydım!” diye bir giriş yapmak isterdim ama yok öyle bir şey. Henüz 10 yaşında bir çocuktum ve olayı televizyondan canlı olarak izliyordum. Ben bile bir şeylerin çok fena ters gittiğini anlamıştım. Canlı yayında dumanlar içinde kalan New York’a bakıyor ve “acaba bundan sonra ne olacak?” diye düşünüyordum.

Aradan yıllar geçti ve o gün ABD hava sahasındaki ticari uçuşların akibetini merak etmeye başladım. Pilotlar ve yolcular neler hissettiğini, neler düşündüğünü ve nasıl reaksiyon verdiğini hayal etmeye çalıştım. Derken, o gün ABD’ye uçan Türk Hava Yolları seferine ne olduğunu araştırmaya başladım. Belki o gün ABD hava sahasında olan bir THY uçağı varsa, bir şekilde pilotuna ulaşıp neler yaşandığını, konuşulduğunu öğrenebilirdim. Ama 11 Eylül 2001 günü, ABD’ye giden THY uçağı yarı yoldan dönmek zorunda kalmıştı.

11 Eylül 2001 günü, ABD’de kiyamet koparken İstanbul’da hava kararmak üzereydi. THY’ye ait TC-JIH tescilli, Hakkari (artık Kocaeli) isimli Airbus A340-300 tipi uçak, İstanbul-New York seferi için akşam üzeri havalanmıştı. Kalkıştan iki saat sonra ABD hava sahası tüm uçuşlara kapatılmıştı. Haliyle THY uçağı da İstanbul’a geri döndü.

Uçaktaki yolculardan bir tanesi de Fazıl Say idi. Fazıl Say, havalandıktan bir süre sonra kaptan pilotun kendilerine ABD’de terörist saldırıların olduğunu, bu nedenle geri döneceklerini söylediğini belirtiyordu. Tüm yolcular, bu sansasyonel olay karşısında şaşkına dönmüş, hatta bazı yolcular pilotun şaka yaptığını düşünmüştü.

11 Eylül 2001 günü İstanbul-New York seferini gerçekleştirmek için yola çıkan A340 o zamanlar "Hakkari" adını taşıyordu. Daha sonra ismi "Kocaeli" olarak değiştirildi. TC-JIH tescilli Airbus A340'ın New York - John F. Kennedy Havalimanı'ndan kalkarken çekilen bir fotoğrafı.
11 Eylül 2001 günü İstanbul-New York seferini gerçekleştirmek için yola çıkan A340 o zamanlar “Hakkari” adını taşıyordu. Daha sonra ismi “Kocaeli” olarak değiştirildi. TC-JIH tescilli Airbus A340’ın New York – John F. Kennedy Havalimanı’ndan kalkarken çekilen bir fotoğrafı.