İngilizce Dersleri Nasıl Çalışılmalı?

Ülkemizdeki okullarda uzun yıllar İngilizce dersleri veriliyor, fakat öğrenciler alınan teorik bilgileri pratiğe dökme konusunda hep eksik kalıyor. Herkesin derdi ise ortak: “Anlıyorum ama konuşamıyorum.”

İngilizce öğrenmeye veya öğretmeye başlamadan önce öğrencilerin ortak derdinin nedenleri ve nedenlerine bağlı sorunların çözümleri hakkında biraz düşünmek ve İngilizce öğrenme veya öğretme planını bilinçli bir şekilde yapmak gerekiyor

1. Ezber, ezber, ezber!

Öğrenmeye değil ezberletmeye dayalı bir eğitim sisteminin çocuklarıyız. Ezberlediğimiz konuları öğrendiğimiz konulardan daha çabuk unuttuğumuz ise bilinen bir gerçek.

İngilizce öğrenirken kelimeleri ezberlemek yerine öğrenmeliyiz. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Kelime dağarcığımızı genişletmeye çalışırken kelimelerin sadece sözlük anlamlarına göz atmak yerine değişik kullanım biçimlerini de incelemeliyiz ve yeni kelimeleri cümle içinde kullanmaya çalışmalıyız.

Örnek vermek gerekirse “go” fiilinin “gitmek” anlamına geldiğini biliyor olabilirsiniz peki bu fiilin yanına alacağı bir edat ya da zarfla tamamen değişik bir anlamda kullanılabileceğini biliyor muydunuz? Örneğin; “go on” “devam etmek”, “go ahead” “yapmaya başlamak” anlamlarına gelmektedir.

2. İngilizce bir ödev mi? Olmamalı!

İngilizce bir ödev ve zorunluluk olarak empoze ediliyor. Dolayısı ile küçük yaşlardaki öğrenciler İngilizcenin eğlenceli taraflarına değil zorlayıcı taraflarına maruz kalıyor. Bu da motivasyon kaybına sebep oluyor.

İngilizce öğrenmeyi olabildiğince eğlenceli hale getirmek ve yapılan yanlışlara kızmak yerine gülümsemek ve bu yanlışlardan öğretiler çıkarmak gerekiyor.

Görsel ve işitsel öğrenme yeteneklerimizi bu noktada etkili kullanmalıyız. Çocuklar şarkılar ve renkli şekillerle yetişkinler ise sesli bir şekilde kitap/dergi okuyarak ve İngilizce altyazılı dizi/film seyrederek İngilizce öğrenme serüvenlerine katkıda bulunabilir. Çünkü ancak dinlediklerimizi ve okuduklarımızı taklit ederek yeni ve başarılı cümleler kurabiliriz, tıpkı çocuklar gibi!

3. Kilit kelime; pratik!

Tekrar etmenin ve öğrendiğimiz bilgileri pratiğe dökmeye çalışmanın öğrenmeyi pekiştirdiği bilinen gerçekler.

Sınıflarda birbirimizi yaptığımız yanlışlardan dolayı yıllarca utandırdık ve bu yüzden bildiklerimizi pratiğe dökmekte hep zorluk yaşadık.

Türkçe konuşmaya çalışan bir yabancının kulağımıza ne kadar eğlenceli geldiğini ve çabasını ne kadar takdir ettiğimizi bir düşünsenize! İngilizce konuşurken ve bildiklerimizi pratiğe dökmeye çalışırken biz de karşımızdaki tarafından çabamız sonucu her zaman takdir ediliyoruz.

Şimdi bu utangaçlığı üzerimizden atıp ana dili İngilizce olan bir hocadan İngilizce dersleri alma zamanı!

(Ücretsiz 5 dakika deneme dersi için İngilizce dersleri kelime öbeğinin üzerine tıklayın!)

Adolf Hitler ile yüz yüze görüşen Türk’ler

Adolf Hitler ile yüz yüze görüşen Türk’ler kimlerdi?

Nazi Almanyası ve Türkiye arasındaki ilişkiler her zaman çok ilgi çekici olmuştur. Hitler’in Türkiye’ye neden saldırmadığı ayrı mesele, Türkiye’yi kafasında nasıl konumlandırdığı bile koca bir soru işareti aslında. Peki Hitler tüm Avrupa’ya kök söktürdüğü yıllarda, hangi Türk’ler ile görüştü? Okumaya devam et “Adolf Hitler ile yüz yüze görüşen Türk’ler”

Buz Çözücü Kimyasallar

Ülkemizde son yıllarda hızla kullanılmaya başlanılmış çevre ve insan sağlığı açısından düşük riskli grupta olup. Araç ve metal üzerinde verdiği hızlı okside etkisi nedeniyle gelişmiş ülkelerde kullanımı belli şartlara bağlanmıştır.

Kullanım alanları genellikle doğa ve hayvancılık yapılan iş makinelerinin kullandığı alanlar olarak göze çarpmaktadır.
Ürün diğer buz çözücü bileşenlere göre zeminde kayganlık bıraktığı bilinmekte ve şehir yaşamında uygulanması sırasında dikkat edilmesi gerekmektedir.
Araç ve metaller üzerinde hızlı korozif olması korozyon yapma özelliğinin tüm diğer buz çözücü ve buz önleyicilerden fazla olması nedeniyle araçlar üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle birçok ülkede tarıma dayalı yerlerde daha fazla kullanılmaktadır.
Sulu çözeltisinin asfalta zarar vermemesi tuza göre önemli avantajlarındandır.
Düşük toksikite miktarı çevre ve doğa açısından riskleri düşük olmasına rağmen MUTAJEN olarak listelenmiştir.
Ayrıca MgCl2 uygulandıktan sonra yol yüzeyinde temizlenmesi zor ve kaygan bir kalıntı bırakırlar.
Çevre ve balık yaşamı açısından uzu süreli etkileri balık yaşamı üzerindeki olumsuz etkisi sulama yapılan bitkiler için zararları bilinmektedir.

Sodyum klorür (NaCl):

  • Asfalta ve çevreye zararı iyi bilinmektedir.

Magnezyum klorür (MgCl2)

  • Yolda kayganlık bırakması ve yüksk oranda korozif olması araçlar için oldukça tehlkelidir.

Kalsiyum klorür (CaCl2)

  • Nem çekme özelliğinden dolayı kuru seminlere uygulanması zordur ve kuru zeminlerde işlem görmesi uzun süreler alır bu nedenle buz önleyici olarak önceden kullanımı köprü viyadük gibi yerlerde veya kuru asfaltlarda etkisiz kalabilir. – 15 18 derecnin altında uygulama esnasında kayganlık oluşturabilir ve nemi çeker bir yerde hiç buz yokken 30 santim ötesinde aşırı buzlanma ile karşılaşılabilir. Statik dağılımı ıslak yüzeylerde farklı kuru yüzeylerde ise çok farklıdır.
  • Çevre ve balık yaşamı açısından uzu süreli etkileri balık yaşamı üzerindeki olumsuz etkisi sulama yapılan bitkiler için zararları bilinmektedir.
Kalsiyum klorür

Belli ısılar arasında çalışır bu ısıların haricinde yüzeyde kaygan bir tabaka bırakır ve araç ve sürücüler açısından çok riskli bir buz çözücü ve önleyicidir. buzlanma olmayan yerlerde sıvı kayganlığından dolayı yaşanan kazalar dünyaca raporlara girmiş bir üründür. Çevre ve balık yaşamı açısından riskleri doğada birikmesi klorür tabanlı ürünlerin doğa ve canlı yaşamındaki olumsuz etkileri bilinmektdir.

Kalsiyum magnezyum asetat (CMA):

  • Korozyon direnci olarak oldukça riskli gruptadır özellikle gelişmiş ülkelerde kullanımı çok sıkı denetim altındadır çevre açısından risksiz grupta gözüksede içeriğinden dolayı korozyon ve çevre açısından dikkatle incelenmesi gereklidir. Fakat yinede güvenli gruptadır.
  • Halıhazırda birçok ülkede buz çözücü ve buzlanma önleyici olarak potasyum asetat adlı üründen sonra en çok kullanılan üründür.
  • Yollarda kayma ve kayganlıkdan doğan ölümcül kazalara sebebiyet vermemesi kalsiyum klorür ve magnezyum klorür ve tuz açısından daha güvenli olarak kabul edilmektedir.

Potasyum asetat (KAc):

Özellikle nato tarafından tüm hava alanlarında kullanıma sunulmuş ve birçok gelişmiş ülkede kullanılan çevre ve doğa açısından balık yaşamı açısından tuza göre magnezyum klorür, sodyum klorür, kalsiyum klorür gibi canlı yaşamına etki etmeyen bir üründür. Beton, metal, ahşap, oluklar, çimenler ve bitki örtüsü gibi birçok yüzeye zrar vermeyen bir üründür.

Çok düşük bir biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oranına sahip ve fosfatlar veya üre içermez.
Düşük BOİ hızı, daha hızlı çevresel olarak güvenli bileşenler içerir ve doğada hayvan ve canlıya zarar vermeden biyolojik olarak parçalanır.

Balık dahil – Klorür tabanlı de-icers (kalsiyum ve magnezyum klorür) bitki ve hayvan yaşamı için zararlı olabilir zararlı tuzlar ortamda birikir ve tatlısu balıkları ve bitkiler için süreçte öldürücü olabilir balık yaşamını ve doğayı süreçte olumsuz etkiler fakat potasyum asetat da bu özellik yoktur. Yüksek Performans Sıvı Buz eritme özelliği magnezyum klorür ve kalsiyum klorür ile kıyaslandığında çok daha iyidir ve geleneksel kaya tuzundan daha iyi çalışır. Yüzeyde kalma oranı diğer buz çözücü kimyasallara göre çok daha iyi düzeydedir. Hızlı emilim ile yüzeye yayılma ve diğer ürünlere göre % 100 performans ile çalışır.

Kısaca özetlemek gerekir ise : Özellikle klorür tabanlı ürünlerin çevre açısından zararı bilinmektedir tuz tatlı sularda birikerek geçtiği tüm çevrede balık ve canlı yaşamını olumsuz etkiler ve bitkiler için biriken tuzun çevresel değerleri süreçte ortaya çıkacaktır. tatlı suların ve sulama alanlarında biriken tuzun doğa ve çevre riskleri boi ve koi ile ilgili olumsuz etkileri Potasyum asetatı ön plana çıkartmaktadır. Çevre ve doğa açısından faydaları yolda kayganlık bırakmaması çok daha düşük ısılarda işlevsel olduğu için potasyum asetat tercih edilmelidir. Klorür tabanlı ürünlerin olumsuz etkilerinden kaçınmak gereklidir.

Buz çözücü Donma engelleyici ürünlerimiz
no ice buz çözücü
Buz çözücü, kar buz çözücü, buzlanma engelleyici. don çözücü. donma engelleme, donma engelleyici, buzlanma engelleyici.
Asetat teknolojisi ve buz çözücü önleyici kullanımları çevreyle uyumlu asetat tabanlı karayolu,ticari ve havaalanı pist Buz önleyici ve buz çözücüler satmaktadır.
Asetat tabanlı ürünler kolayca biyobozunurluk gözterdiği için bitki örtüsü ve su yaşamı için düşük toksisite gösterirler.
Asetatlar çevre için güvenli olarak kabul edilmektedir.Ürün çeşitleri aşağıdaki gibidir.

  • Sıvı Pist buz çözücü SAE AMS 1435 malzeme uyumluluğu gereksinimlerini karşılar.

Kar Buz Önleyici

Karayolları, havaalanları, köy yolları ve kavşaklar için kar bu don çözücü ve donma engelleyici.

Buz çözücü önleyici ürünler de icing anti icing olarakda bilinir. karayolu için üretilen buz çözücüler, havayolu için üretilen ürünlerdir.

Buzlanma önleyici veya buz çözücü olarak kullanılan birkaç tipe sahiptir. – 80 santigrat dereceye kadar etili ürünlerdir.

Buz çözücü önleyici ürünler istenilen eksi santigrat dereceye göre fomülüze edilebilir. Standart üretiminde 100/50 lik potasyum asetat çözeltisi. veya uçaklar için olan -80 -60 ısıtılabilir veya direk kullanıma hazır olarak verilebilen türleri mevcuttur.

  • Donma önleyici,
  • Kar, buz ve don çözücüler ve önleyiciler,
  • Buzlanma önleyici,
  • Potasyum asetat solüsyon,
  • Magnezyum klorür donma önleyici, donma engelleyici,
  • Donma engelleyici uçaklar için,
  • Antifiriz,
  • Antifreeze,
  • 100 / 50 lik potasyum acetat çözeltisi,
  • Buz çözücü,
  • Donma engelleyici,
  • Don çözücü,
  • Kar, buz don çözücü.
  • buz çözücü fiyatı : 0,30 kuruştan başlayan fiyatlar ile buz çözücü donma önleyici ile hizmetinizdeyiz.
  • buz çözücü,
  • donma engelleyici,
  • kar, buz, don, çözücü, engelleyici, sökücü,
  • kar ve buz çözücü solüsyon,
  • Buz Çözücü Sıvılar,
  • Buz Çözücüler ve Buzlanmayı Önleyiciler,
  • Yol Buz Çözücü Sistemleri,
  • Cam buz çözücüler.
  • Endüstriyel donma önleyici
  • Endüstriyel antifiriz
  • Çiller sistemi antifirizi
  • Su sistemleri için donma önleyici
  • Donma çözücü
  • iş makineleri için boyaya zarar vermeyen buz önleyici
  • su hatları için donma önleyici
  • su hatları için donma ve buzlanma çözücü

istenilen ısıya göre förmülasyonlar ile üretilebilen kar ve buzlanma ile mücadele için kar ve buz çözücü, donma önleyiciler

  • – 0   derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 05 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 10 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 15 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 20 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 25 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 30 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 35 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 45 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 50 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 60 derece kar  buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 65 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 70 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 80 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz
  • – 85 derece kar, buz, donma, önleyici, çözücü, sökücü temizleyici, antifiriz

Kar, buz ve don ile mücadele için donma önleyici buzlanma önleyici kimyasallar.
Magnezyum klorür
CAS numarası : 7786-30-3
Moleküler formül : MgCl 2

Ülkemizde son yıllarda hızla kullanılmaya başlanılmış çevre ve insan sağlığı açısından düşük riskli grupta olup. Araç ve metal üzerinde verdiği hızlı okside etkisi nedeniyle gelişmiş ülkelerde kullanımı belli lartlara bağlanmıştır.

Kullanım alanları genellikle doğa ve hayvancılık yapılan iş makinelerinin kullandığı alanlar olarak göze çarpmaktadır.  Ürün diğer bileşenlere göre zeminde kayganlık bıraktığı bilinmekte ve şehir yaşamında uygulanması sırasında dikkat edilmesi gerekmektedir. Araç ve metaller üzerinde hızlı korozif olması korozyon yapma özelliğinin tüm  diğer buz çözücü ve buz önleyicilerden fazla olması nedeniyle araçlar üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle birçok ülkede tarıma dayalı yerlerde daha fazla kullanılmaktadır.
Sulu çözeltisinin asfalta zarar vermemesi tuza göre önemli avantajlarındandır. Düşük toksikite miktarı çevre ve doğa açısından riskleri düşük olmasına rağmen MUTAJEN olarak listelenmiştir.
Kaynak: Mesa Kimya

Araç bakımında pas sökücü, yağ sökücü ve boya sökücü

Araç bakımında kullanılan kimyasallar arasında yer alan pas sökücü, yağ sökücü ve boya sökücü ile ilgili bazı hayati bilgileri bu yazıda bulabileceksiniz.

Endüstriyel ürünler olarak ön plana çıkan ve sanayi işletmeleri tarafından sıklıkla kullanılan pas sökücü, yağ sökücü ve boya sökücü kimyasallar, doğal olarak araç bakımı ve onarımı sürecinde de kullanılmaktadır. Unutulmaması gereken bir nokta var ki, her otomobil aynı zamanda bünyesinde çeşitli parçaları büyük bir uyumla, bir bütün halinde çalıştırmayı başaran karmaşık birer makinedir. Şimdi pas sökücü, yağ sökücü ve boya sökücü kimyasalları yakından tanıyalım.

Pas Sökücü

Pas sökücü kimyasallar, korozyona uğramış yüzeyleri eski haline döndürmek ve boyanmaya hazır hale getirmek için kullanılır. Geri kazanım ve haliyle maliyet düşürme açısından önemli bir argüman olan pas sökücü kimyasallar, makinenin olduğu her türlü endüstriyel alanda kullanılmaktadır. Bunun yanında konsantre pas sökücüler, bireysel kullanımlar için satılmaktadır.

Boya Sökücü

Boya sökücü jel ve boya sökücü kimyasallar, hatalı boyanmış yüzeylerde yer alan boyayı sökmek için ya da eskimiş boyayı yüzeyden uzaklaştırmak için kullanılır. Zımpara ya da diğer kazıma yöntemlerine göre daha az iş gücü gerektiren ve en önemlisi de boyanın söküldüğü yüzeye daha az zarar veren boya sökücü kimyasallarının başlıca kullanım alanları, makine imalatı ve araç aksamlarıdır.

Yağ Sökücü

Yağ artıklarını ve kalıntılarını yüzeyden uzaklaştırmak için kullanılır. Özellikle çok fazla hareketli parçaya sahip, haliyle yağlama işlemini sıkça yapan makineler, motorlar ve diğer endüstriyel ürünler üzerinde kullanılır. Kullanım şekli ve içeriği itibariyle karmaşık bir yapıya sahip olan yağ sökücüler kullanılmadan önce mutlaka konusunda uzmanlaşmış bir firmadan yardım alınmalıdır.

Kaynak: Mesa Kimya

Digital Signage nedir? Ne işe yarar?

Digital Signage sistemi, geleneksel yöntemlerin içinde sıkışıp kalan reklam ve bilgilendirme sistemlerine yeni bir soluk getiriyor. Şimdi, Digital Signage’nin ne olduğuna, ne işe yaradığına ve kullanım alanlarına daha yakından göz atalım.

digital-signage-2

Digital Signage sistemi dijital afişlerinizi, kurumsal görsel ve videolarınızı, bilgilendirme görsel ya da metinlerinizi LCD, led ya da plazma ekranlarda, kiosk sistemlerinizde ya da diğer dijital reklam ekranlarınızda yayınlayabileceğiniz ve yönetebileceğiniz sistemin bütündür. Her geçen gün daha popüler hale gelen bu Digital Signage sistemi sayesinde, yayınlamak istediğiniz şeyi saatlik, günlük, haftalık, aylık zaman periyotlarına ayırabilir ve ağ desteği ile uzaktan yönetebilirsiniz. Ön plana çıkarmak istediğiniz şey her neyse, bunu ekranların büyüsünden faydalanarak yapan ve her an kontrol edilebilir olan sistem sayesinde, ulaşmak istediğiniz kitle üzerinde çok daha verimli bir etki yaratmanız mümkün. Digital Signage sistemi sayesinde esnek ve kontrol edilebilir bir medya kontrolüne sahip oluyorsunuz. Şimdi, Digital Signage sisteminin kullanım alanlarına bir göz atalım.

Digital Signage sistemi kullanım alanları ve amaçları

Digital Signage sisteminin kullanım alanları çok geniştir. Bir ürün, hizmet, bilgi ya da ön plana çıkarmak istediğiniz diğer her şey için Digital Signage sistemini kullanabilirsiniz. Alışveriş merkezleri, fuar alanları, shoowroomlar, havalimanları, büyük mağazalar ya da outdoor reklam alanları, Digital Signage sistemi için ilk akla gelen ve en el verişli alanlardır. Kısacası hedef kitlenizle etkileşime geçebileceğiniz her yer, Digital Signage sisteminin kullanılabileceği bir alandır. Sistemi geleneksel duyuru ya da reklam, afiş yöntemlerinden ayıran en önemli nokta ise, her an ağ desteği ile kontrol edilebilir, içerik anlamında esnek bir yapıda olmasıdır. Tüm bunların yanında geleneksel yöntemlere oranla çok daha düşük kullanım maliyetlerine sahiptir. Ayrıca akılda kalıcılık ve hedef kitle üzerinde bıraktığı etki açısından, yine geleneksel yöntemlerden ayrılmaktadır. Dünyaca ünlü araştırma şirketi The Nielsen’in, Digital Signage sistemi ile ilgili yaptığı bir araştırma, sistemin ayırıcı özelliklerini gözler önüne sermektedir. Araştırmaya katılanların yüzde 77’si, yeni çıkan bir ürün hakkında bilgi sahibi olmanın en iyi yolu olarak Digital Signage sistemini işaret etmiştir. Yüzde 66’lık bir çoğunluk ise Digital Signage sistemi ile tanıtımı yapılan ürün hakkında daha pozitif düşündüklerini belirtmiştir. Kısacası Digital Signage sistemi, her anlamda hem kullanım maliyeti hem de hedef kitleden alınan geri dönüş anlamında, geleneksel sistemlerin çok ilerisinde konumlanmaktadır.

Digital Signage yazılımları

Digital Signage, bir ekran ya da ekranlar bütününden ibaret değildir. Digital Signage bir sistemdir ve günümüzde var olan sistemlerin tamamında olduğu gibi, Digital Signage sisteminde de yazılımın gücü ve yetenekleri ön plandadır. Sizin ekranlar üzerindeki tüm taleplerinize istediğiniz gibi cevap verebilecek ve sizin yönetiminizi kolaylaştıracak yazılımlar, Digital Signage sistemini en verimli şekilde kullanmanızı sağlayacaktır. İçerik yönetimini yapmanızı sağlayacak yazılımlar, Türkiye’de ve dünyada pek çok yazılım firması tarafından sağlanmaktadır. Digital Signage sisteminiz için yazılım seçerken öncelikle neye ihtiyaç duyduğunuzu iyi belirlemeniz gerekmektedir. Daha sonra, sahip olduğunuz yazılımın neler yapabileceğini öğrenmeniz ve onu en iyi şekilde tanıyor olmanız gerekmektedir. Doğru yazılım seçimi, Digital Signage sisteminden yüksek verim alabilmeniz açısından hayati öneme sahiptir. Yazılım seçimi, desteği ve sonrasındaki süreç ile ilgili bir profesyonelden yardım almanız muhtemelen işinizi kolaylaştıracaktır. Unutmayın ki iyi içeriğin yanı sıra, Digital Signage sisteminin sahip olduğu yazılım sayesinde ortaya koyabileceğiniz doğru zamanlama ile, sistemden en yüksek verimi alabilirsiniz.

YOUTUBE KANALIM EMİNİM İLGİNİZİ ÇEKECEKTİR!

“TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI”

Solo Türk’ü boğazda izleyen şanslı çocuklara…

Hatırlar mısınız o efsane hafta sonunu?

16-17 Mayıs 2015 tarihlerinden bahsediyorum. Solo Türk önce cumartesi günü Genç Kanatlar Haftası etkinlikleri dahilinde Yeşilköy’deki Hava Harp Okulu’nda gösteri yaptı. Pazar günü de Beşiktaş Belediyesi’nin bir etkinliği çerçevesinde İstanbul Boğazı’ndaydı. Gösteri merkezi Kuruçeşme Arena’ydı ama o pazar günü tüm İstanbul Solo Türk’ü izlemiş, Solo Türk’ü konuşmuştu.

Biliyorsunuz, İstanbul hava sahası son derece yoğundur. Türkiye’yi dünyaya bağlayan iki uluslararası havalimanına ev sahipliği yapan bir şehirde, F-16 ile gösteri uçuşu yapmanın bazı bedelleri vardır. Mesela, Yeşilköy gösterisi için Atatürk Havalimanı 15 dakikalığına tüm iniş-kalkışlara kapatılmıştı. Yani İstanbul’da gösteri izlemek bu yüzden ekstrem bir şeydi ve tam manasıyla kaçırılmaması gereken bir şeydi.

O hafta sonunu çok iyi hatırlıyorum. Aylar öncesinden Solo Türk için gün saymaya başlamıştım. İlk gün, yani 16 Mayıs günü arkadaşlarımla Hava Harp Okulu’ndaki yerimizi aldık, Solo Türk’ü beklemeye başladık. Harika bir gösteri izledik, hatırlayanlar olacaktır; gösterinin sonunda Solo Türk arkamızdan tekrar geldi, 20-30 metre üzerimizden Marmara üzerine açıldı ve yükselirken 13 tono attı. Her zaman ki gibi tadı damağımızda kalmıştı. O damaktaki tatla, bir gün sonra tekrar Solo Türk izleyeceğini bilmenin birleşimi tarifi imkansız bir mutluluk yaratmıştı.

Bir gün sonra, 17 Mayıs 2015 tarihinde bu kez Kuruçeşme Arena’da yerimizi almıştık. Boğazın mistik atmosferi, F-16’nın yırtıcı sesi ve Solo Türk’ün büyüleyici gösterisi, alanda yer alan binlerce kişiye belki de hayatlarının en unutulmaz dakikalarını yaşatmıştı. Tüm İstanbul, bir şekilde Solo Türk’ü izlemiş, sesini duymuş ve hayran kalmıştı. Günlerce haber bültenlerinin en popüler konularından biri olarak ekranlarda yer etmişti Solo Türk’ün boğaz gösterisi.

Biz, Solo Türk’ü İstanbulda, boğazda izleyebilen şanslı çocuklarız. Çünkü, muhtemelen bir daha, en iyi ihtimalle çok uzunca süre böyle bir şey mümkün olmayacak. Tahmin edebilirsiniz ki, millet olarak bir süre kimsenin psikolojisi bunu kaldırmaz.

O gün, F-16 sesini duyan herkes durumdan keyif alıyor, gurur duyuyordu. Şimdi aynı ses insanlara çok kötü anılar hatırlatıyor.

Bazen düşünüyorum da, güzel olan her şey tek tek yok oluyor, çıkıyor sanki hayatımızdan. Biz, Solo Türk, Türk Hava Kuvvetleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile gurur duyan insanlar olarak, Solo Türk’ü boğazda izlediğimiz günü her hatırladığımızda mutlu olacağız.

Ve biz her zaman, Solo Türk’ü boğazda izleyen şanslı çocuklar olarak kalacağız…

YOUTUBE KANALIM EMİNİM İLGİNİZİ ÇEKECEKTİR!

“TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI”

17 Ağustos’tan Geriye Kalan 3 Anlamlı Fotoğraf

Tarih 17 Ağustos 1999, yani tam 18 sene önce bugün…

Bizim neslin çocuk olduğu, dünyanın da daha güzel bir yer olduğu son zamanları yaşıyorduk. İnsanlık, 20. YY boyunca ikisi dünya çapında olmak üzere sayısız savaş ve felakete tanık olmuştu. 1900’leri geride bırakmak için gün sayarken, insanlığın en garip yüzyılının son felaketi Türkiye’de yaşanacaktı. Dünyanın en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul, 7,4 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Okumaya devam et “17 Ağustos’tan Geriye Kalan 3 Anlamlı Fotoğraf”

Pokemon GO vs Türk Hava Yolları

Pokemon GO, üreticisi Nintendo’ya 10 milyar dolardan fazla kazandırdı. Türk Hava Yolları’nın piyasa değeri ise 3 milyar dolar…

Eğer bu yazıyı mağaranızdan okumuyorsanız, son 1-2 hafta içerisinde Pokemon GO ile ilgili en az 2 haber duymuşsunuzdur. Pokemon GO, sadece bir mobil oyun ama üretici şirket Nintendo’nun piyasa değerine katkısı inanılmaz. Pokemon GO’nun ABD’de kullanıma sunulduğu gün, yani geçtiğimiz 6 Temmuz’da Nintendo’nun Tokyo borsasındaki değeri 17 milyar dolardı. Pokemon GO çılgınlığından sonra ise şirketin borsadaki değeri 27 milyar dolara yükseldi. Yani, Pokemon GO, günler içerisinde milyar dolarlar kazandırdı.

Adına yazılımın gücü mü dersiniz, değişen dünya ve şartlar mı dersiniz bilmiyorum ama bazı gerçekler ortada. Her fırsatta ülkemiz adına ne yüce bir değer olduğunu anlata anlata bitiremediğimiz Türk Hava Yolları, çoluk çocuk eğlencesi olarak adlandırmaktan çekinmeyeceğiniz Pokemon GO’dan -ticari açıdan- birkaç kat daha değersiz…

Burada Türk Hava Yolları’na bir hiciv söz konusu değil. İsyan ettiğim şey, bilişimle ilgili aşağıdaki videodan izleyebileceğiniz görüşlere sahip birinin yönettiği ülkede yaşıyor olmam.

Biz asma köprüyle, duble yollarla, hayali yerli uçak ve otomobilimizle 2023’te dünyayı yöneten ülke olacağımıza inanırken, yazılım temelli gelişmeler insanlığı çok farklı noktalara çekmeye hazırlanıyor.

Ülkenin en tepesindeki adamların ne var ne yok betona gömerek “gelişiyoruz” yalanı atmaları o kadar kanıma dokunmuyor belki. Çünkü, rant en başta onların işine geliyor. Ama bilgisayarların içine doğan bir nesil, aynı orta doğu kafasıyla konuşuyor ya bazen, işte o zaman geleceğe dair tüm umutlarım yok oluyor…

YOUTUBE KANALIM EMİNİM İLGİNİZİ ÇEKECEKTİR!

“TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI”

Kemal Sunal’ın Son Günü

Bir başarı hikayesi, bir ölümsüzlük macerası ve geçmişe dair, hatırlarımızda kalan en güzel iz…

Aramızdan ayrıldığında, henüz 55 yaşındaydı. Daha guldurecek cok insan, anlatacak cok hikayesi vardı. Evet, gülüyordu, güldürüyordu, konuşmadan bile güldürebiliyordu!

Tarih 3 Temmuz 2000

Kemal Sunal, “Balalayka” filminin çekimleri için Trabzon’a gidecekti. 15 yıl sonra ilk kez uçağa binecekti. Hiç sevmezdi uçak yolculuklarını. Heyecanlanır, gerilirdi, korkardı. O yüzden olacak, check-in işlemini yapan görevliye bile dert yanmış, “Canım hiç gitmek istemiyor, ama film çekimi var gitmek zorundayım.” demişti.

kemal-sunal-olum-gazete-haberi-1

Sabah 6.45’te diğer yolcularla birlikte aprondaki otobüse bindi. Açığa park etmiş uçağa o büyük, garip otobüsle gideceklerdi. Otobüs manevra yaparken önce önündeki, sonra arkadaki araçlara çarpmıştı. Sunal, gerginliğini bir kenara bırakmış, şakacılığından ödün vermemiş ve küçük kazalara; “daha uçağa binmeden öleceğiz” yorumunu getirerek etrafındakileri güldürmüştü.

kemal-sunal-olum-gazete-haberi-2

Saat 7.00’de uçağa ulaşmıştı, hemen gazetesini okumaya başladı. Saat 7.30 sularında uçak apronda hareket etmeye başlamıştı. Kemal Sunal, başını yavaşça geriye doğru attı ve hareketsiz kaldı. Ali Sunal, o anda “ne olur nefes al baba” diye haykırdı.

Pilotlar derhal bilgilendirildi uçak henüz 20 metre bile ilerlemeden durdu. Sunal koridora yatırılmıştı, bu sırada oğlu da suni tenefüs yapmaya çalışıyordu. Ama her şey için çok geçti. Türk sinemasının efsane ismi, kalbine yenik düşmüştü. Aniden gelen bu krizi atlatamamış ve 55 yaşında hayata gözlerini yummuştu.

Ardında 82 film, milyonlarca hayran ve nice unutulmaz iz bıraktı. Türk halkı adeta yas tutuyordu. 7’den 70’e herkes Kemal Sunal’ın acısını yürekten hissediyor, hayatını kaybettiğine inanamıyordu. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit ve diğer pek çok siyasi isim, filmlerini defalarca izlediğini söylemiş ve duyduğu acıyı dile getirmişti.

Son röportajında, “beni filmlerimle hatırlayın, onlar beni ölümsüz kılacak” demişti. Haklıydı, Kemal Sunal ölümsüzdü. Ölmedi, hala anılarımızda, zihinlerimizde, ekranlarımızda ve kalbimizde yaşıyor.

Ağlatmak onun işi değildi…

Ömrü boyunca güldürdüğü milyonları, ilk kez ağlatmıştı…

Üçüncü Dünya Savaşı’na Ramak Kala!

General MacArthur: Kuzey Kore’ye destek olmak için savaşa dahil olan Çin’i durdurmamız lazım. Mançurya’ya atom bombası atalım?

Truman: Üçüncü Dünya Savaşa mı başlatacaksın?

General MacArthur, görevden alınmadan hemen önce ABD başkanı ile aralarında geçen diyalog…

Soğuk savaşın bazı kırılma noktaları vardır ve bu noktaların bazılarında dünya gerçekten küresel boyutta bir nükleer savaşın eşiğine gelmiştir. Gerçi, küresel boyutta şeklinde bir ekleme yapmam biraz gereksiz oldu. Çünkü işin içine nükleer silahlar girdiğinde, olacakların bölgesel kalması pek mümkün değildi. Eğer taraflar birbirine girerseydi, bu savaşın bir kazananı olmayacaktı, dünyayı “kucağımıza alacaktık”. Zaten muhtemelen bugünlere gelebildiysek, tarafların bunun bilincinde olmasından kaynaklıdır.

Ama soğuk savaş döneminde herkes o kadar da aklı selim değilmiş. Heyecanının esiri olan ya da kolaya kaçan ihtiraslı bir komutanı da yad edelim.

Japon işgali altındaki Kore, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tıpkı Almanya gibi ikiye bölünmüştü. Sovyetler, kuzeydeki Japon birliklerini teslim alırken, güney tarafta Amerika vardı. Taraflar yerlerini almıştı, Sovyetler ve Çin’in desteklediği komünist kuzey ile müttefiklerin desteklediği antikomünist güneyin savaşı başlıyordu.

Türkiye’ninde NATO’ya girebilmek uğruna asker gönderdiği savaşın fitili 25 Haziran 1950’de ateşlendi. Üç yıl süren sıcak çatışmaların sonuna gelindiğinde, ne rejimler ne de sınırlar değişmişti. Sadece bölünme kalıcı hale gelmişti.

Türkiye’nin 724 şehit verdiği Kore savaşı, aslında halen devam etmekte. Çünkü, Kuzey ve Güney Kore arasında imzalanmış bir barış antlaşması mevcut değil. Farklı rejimlerin uç noktalarda hüküm sürdüğü iki ülke arasındaki gerginlik 63 yıldır devam etmekte.

Şimdi gelelim, Kore Savaşı’nın insanlığı nasıl dünyayı kucağına alma aşamasına getirdiğine.

Müttefik kuvvetleri komutanı, Amerikalı General MacArthur, savaşın hararetli dönemlerinden birinde Çin’in Kuzey Kore’ye yardım etmek için savaşa dahil olmasını pek büyük bir heyecanla karşılar. Bu heyecanla, ABD Başkanı Truman’a çılgınca bir öneride bulunur. General’e göre, Mançurya’ya atılacak bir atom bombası, Çin’i durduracak ve muhtemelen savaşı bitirecektir.

1949 yılının Ağustos ayında, atom bombası konusunda Amerika’nın tekeli kırılmıştı. Sovyetler, ilk atom bombalarını üretmiş ve test etmişlerdi. Bu durumun farkında olan ve Sovyetler ile girişilecek bir nükleer savaşın galibi olmayacağını çok iyi bilen Truman’ın yanıtı sert olur; “Üçüncü Dünya Savaşı mı çıkartacaksın?”