VW Beetle (Kaplumbağa) Efsanesi Bitiyor mu?

VW Beetle efsanesi bu sefer gerçekten bitiyor mu? Volkswagen, New Beetle üretimi ne zaman duracak?

Beetle ya da Türkiye’de daha çok bilinen adıyla Kaplumbağa, üretildiği döneme damgasını vuran ikonik bir modeldi. Volkswagen ona 21. YY başlarında tekrar hayat vermek istedi, ortaya New Beetle çıktı. Peki, efsane küllerinden doğabildi mi?

65 yıl boyunca üretildi, 21 milyondan fazla sattı!

Dünyada, 65 yıl boyunca üretimi devam eden çok az ürün vardır, otomobil ise hiç yoktur. 1938 yılında Almanya’da başlayan Beetle macerası, 1974 yılına kadar devam etti. 1974 yılında Almanya’da üretimine son verilen Beetle Meksika ve Brezilya’da üretilmeye devam etti ve bu üretim hattı 2003 yılına kadar milyonlarla ölçülen üretim rakamlarına ulaştı. Beetle 21 milyon 529 bin 464 adetlik satış rakamıyla “dünyanın satan modeli” ünvanına sahiptir. Görünen o ki, uzun vadede bu ünvanı kimseye kaptırmayacaktır.

New Beetle!

Volkswagen, Beetle Type 1’in, yani klasik Beetle’nin üretimi halen Güney Amerika’da devam ederken ortaya New Beetle’yi çıkarttı. 1997 yılında piyasaya çıkan New Beetle, klasik otomobilin çizgilerini taşıyordu. Bu çizgilerin yanında modern teknolojinin imkanları sürücüye sunuluyor, yeni nesil motor ve donanımlar klasik Beetle çizgileriyle buluşturuluyordu. Volkswagen, tabii ki New Beetle’nin satış performansını klasik modelle yarışamayacağını biliyordu. Amaç, ikonik modeli yaşatmak ve retro tutkunlarını zevkten dört köşe yapmaktı. New Beetle, bu bilinçle üretildi ve 2011 yılında makyaj geçirdi.

Makyaklı New Beetle.

Makyajlı New Beetle 2011 yılında hayatımıza girdiğinde hepimizi heyecanlandırmayı başarmıştı. Modern çizgiler ile Beetle’nin yapısı ancak bu kadar iyi harmanlanabilirdi. O artık gerçek bir tarz otomobiliydi ve piyasada Mini başta olmak üzere tüm rakiplerine kök söktürecekti. Nitekim öyle de oldu. Makyaj, New Beetle’ye yaramıştı. Ülkemizde de, artık caddelerde daha çok New Beetle görür olduk. Umarım görmeye de devam ederiz…

Efsane bitiyor mu?

Son günlerde otomotiv kulislerinde konuşulan bir iddiaya göre Volkswagen, New Beetle üretimine 2018 yılında son verecek. Henüz Volkswagen tarafından resmi bir açıklama yok. Beetle efsanesi bitecek mi, devam mı edecek? Bunu zaman gösterecek…

Fiat Fiorino Makyaj Operasyonu

Fiat Fiorino, 2007 yılının ortalarında hafif ticari pazarına girmişti…

Fiat Fiorino, kullanıcılarla buluştuğu ilk günden bu yana başarılı bir grafik çiziyor. Tüm dünyada 370 binden fazla satılan hafif ticari model, şimdi makyajlı versiyonu ile karşımızda.

Fiorino, geçirdiği makyaj operasyonu sonrasında daha modern bir yüze kavuşmuş. Çok radikal değişikliklere gidilmese de hem iç mekanda hem de dış mekanda bazı iyileştirilmelere gidilmiş. Makyaj operasyonu sonrasında en net göze çarpan değişiklik tamponlarda olmuş. İç mekanda da Fiat markasının yeni iç tasarım anlayışı ön plana çıkıyor.

Euro 6 Standartlarında Motor Seçenekleri

Emisyon değerleri konusunda fazlasıyla takıntılı olan Avrupalı üreticiler, artık Euro 6 standartlarında motorlar üretiyor. Makyajlı Fiat Fiorino’da yeni nesil motor seçenekleri ile satışa sunulacak. 1.3 litre hacmindeki dizel motor Multijet II adı ile Fiorino’nun motor seçenekleri arasında yer alıyor. Yeni nesil dizel motor 79 ile 94 beygir arasında değişen iki farklı güç seçeneği ile satışa sunulacak. Ayrıca makyajlı Fiorino’nun 1.4 litre hacminde benzinli motor seçeneği de bulunuyor.

Önümüzdeki aylarda yollara çıkacak olan makyajlı Fiorino, yeni yüzüyle de başarısını sürdürecek gibi gözüküyor…

2016-fiat-fiorino-2

Ferrari F40 Karlı Dağ Yollarında!

Ferrari F40, otomobil dünyasının efsane klasikleri arasında. Ama gelin görün ki birileri pek kıymetini bilmiyor…

Garajınızda Ferrari F40 gibi nadide bir klasik barındırabilecek kadar zenginsiniz ve haliyle her zengin gibi bir kış tatili planlıyorsunuz. Farz edelim, F40 dışında bir otomobiliniz de yok. Yine de o güzelim Ferrari’yi karlı dağ yollarına sokar mısınız? Sanmıyorum, gerekirse gidip sırf o tatil için bir SUV satın alırsınız. Çünkü zenginsiniz!

Ferrari F40’ı karlı dağ yollarına sokan çılgın pek bizim gibi düşünmemiş. Eminim garajında bu iş uygun daha nice otomobil vardır. Yoksa bile satın alacak gücü vardır. Ama sanırım birazda medyatik olmak adına bu tatile Ferrari F40 ile çıkmak gibi bir çılgınlık yapmış.

Gördüğünüz gibi, bizim en büyük hayallerimiz nasıl bazen başkalarının elinin kiri olabiliyor.

Unutmadan; her çılgınca iş de olduğu bu işin bir tarafında da Red Bull ile bağlantı var. Ama Red Bull, henüz aşağıdaki video dışında konuya açıklık getirmek adına bir şey yapmamış. Sanırım bizim fazla gözümüzde büyüttüğümüz bu çalışma sonrasında Red Bull’a bu küçük viral video yetmiş.

Bu arada, çılgın sürücünün adını da analım: Takeshi Kimura.

Ferrari F40

Ferrari markasının 40. yılı için 1987 yılında ürettiği çok özel bir modeldir. Pininfarina tarafından tasarlanmıştır. Çift turbolu, 2,9 litre hacminde bir V8 motora sahiptir. Otomobilin arkasına konumlandırılmış güç ünitesi 478 beygir güç üretmektedir. 5 ileri manuel şanzımana sahip Ferrari F40, 0-100 kilometre hızlanmasını 4.1 saniyede tamamlamaktadır. Maksimum hızı ise saatte 320 kilometre. 1996 yılına kadar üretimi devam eden efsane model, toplamda 1311 adet üretilmiştir. Her otomobilin olduğu gibi bunun da yakıt tüketimini merak edenler mutlaka olacaktır; 100 kilometrede ortalama 18 litre…

Ferrari F40, hidrolik direksiyon, ABS, klima, radyo-ses sistemi gibi donanımlardan mahrum bırakılmıştır. Bunun amacı ise, onu gerçek manada caddelerde boy gösteren bir pist otomobili olarak tasarlamış olmasıdır.

Her ne kadar icimiz acıyarak izlesek de, ortaya çıkan görüntüler son derece güzel ve özgün olmuş. Red Bull’a ve F40 ile karlı yollarda harikalar yaratan Takeshi Kimura’ya sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz…

Devrim Arabasına İzmirli İş Adamından Cömert Teklif

Geçtiğimiz günlerde arşivime yeni dergiler kattım.

Yani yeni derken, koleksiyonum için yeni ama özünde son derece eski dergilerdi. Türk medyasının 60’larına, 70’lerine damgasını vuran bir yayın olan Hayat dergisinin 9 Kasım 1961 tarihli 46. sayısını buldum.

Birçoğumuzun bildiği gibi 1961’in yaz aylarında Eskişehir’de “Devrim Arabaları” üretildi. 29 Ekim 1961 tarihinde de “Devlet Başkanı” sıfatındaki Cemal Gürsel’e sunulmuştu. Hikayenin gerisi hepinizin malumu…

O dönem gündemi hayli meşgul eden Devrim Arabaları, Hayat dergisinin 46. sayısına kadar yansımalarını sürdürmüş. Dergide şöyle bir haber çok dikkatimi çekti ve sizinle paylaşmak istedim.

devrim_arabalari

Hayat dergisi, İzmirli bir tacirin 500 bin TL karşılığında siyah renkli Devrim Arabası’na talip olduğunu iddia etmiş. Devrim Arabaları’nın toplam bütçesinin 1 milyon 400 bin TL olduğu hesaba katılırsa fazlasıyla bonkör bir teklif olduğu aşikar.

Henüz böyle bir satışın gerçekleşip gerçekleşmediğine dair kesin bir veriye ulaşamadım. Ama gerçekten böylesine bonkör bir teklif yapıldıysa, o yıllarda elini taşın altına koymaya hazır iş adamları olduğu gerçeği ortaya çıkıyor…

Ferrari Türkiye’nin 2002 Yılına Ait Fiyat Listesi

Geçtiğimiz günlerde elime geçen bir dokümanda, Ferrari’nin 2002 yılına ait liste fiyatlarını buldum ve sizinle paylaşmak istedim.

13 sene öncesinden bahsediyoruz. Hatırlıyorum da, o zamanlar İstanbul caddelerinde bir Ferrari görme ihtimaliniz, bugün Atatürk Havalimanı’nda Airbus A380 görme ihtimaliniz kadar düşüktü neredeyse. Şükürler olsun, aradan geçen 13 yılda gelir dağılımındaki adaletsizlik en az bir Ferrari kadar hızlı arttı ve yer-gök süper spor otomobil doldu. Her an her yerde gözümüz gönlünüz şenleniyor, kulaklarımızın pası siliniyor artık…

O yıllarda Ferrari’nin Türkiye distribütörü Zeytinoğlu Motorlu Araçlar A.Ş idi. Grey market olarak bilinen, galerilerin distribütörü saf dışı bırakarak yaptığı ithalat sistemi henüz yeni yeni gelişiyordu. Listeden de anlayabileceğiniz üzere, Türkiye’de satışa sunulan model sayısı son derece kısıtlı idi.

360 Modena $205,000
360 Modena F1 $215,000
360 Spider $228,000
360 Spider F1 $242,000
575 Maranello $307,000
575 Maranello F1 $320,000
456M GT $318,000
456M GTA $325,000

Ferrari’nin giriş seviyesi modeli 360 Modena, 205 bin dolardan başlayan fiyat etiketine sahipti. O yıllarda doların fiyatı 1,65 TL dolaylarındaydı. Yani 338 bin 250 TL verdiğiniz zaman, sıfır kilometre bir Ferrari sahibi olabiliyordunuz.

Eklemeden geçmeyeyim dedim; Ferrari 360 Modena, çocukluğum boyunca hayaliyle yanıp tutuştuğum ve her açıdan top 5'imde yeri olan bir otomobildir.
Eklemeden geçmeyeyim dedim; Ferrari 360 Modena, çocukluğum boyunca hayaliyle yanıp tutuştuğum ve her açıdan top 5’imde yeri olan bir otomobildir.

Günümüzde 360 Modena’nın halefi konumundaki Ferrari 458 Italia’nın Türkiye’deki liste fiyatı ise 486 bin eurodan başlıyor. Bugün euronun 2,98 TL olduğunu göz önünde bulundurursak karşımıza 1 milyon 448 bin TL gibi bir fiyat etiketi çıkıyor.

Gördüğünüz gibi, nereden nereye…

Pek çok şey gibi, bir Ferrari satın almak da eskisine göre kat kat daha zor. Ferrari alabilecek kadar zengin olan herkese kolaylıklar diliyorum. Buradan zenginler adına, 13 yılda bu kadar açılan makası, alım gücünün bu derece düşmesini kınıyor ve protesto ediyorum! 

Devrim Arabaları’nın İlk Kez Göreceğiniz Fotoğrafları

Tarih 29 Ekim 1961…

Solda Cemal Gürsel, sağda ise Devrim Arabası.

İlk Türk yapımı otomobil “Devrim” halkla buluşuyor…

130 gün boyunca, canla başla çalışan fedakar Devlet Demiryolları mühendislerinin eseri olan, biri siyah biri beyaz iki Devrim, törenler için Ankara’ya getirilmişti. Dikkat ettiyseniz, fotoğraftaki otomobil siyah olan. Yani Cemal Gürsel’in binmesi için seçilen ve malum hikayenin kahramanı olan, yani benzini biten otomobil.

Muhtemelen Cemal Gürsel, bu fotoğraftan dakikalar sonra o meşhur cümleyi kuracak; “garp kafası ile otomobil yaptık, şark kafası ile benzin koymayı unuttuk.”

Elime yeni geçen bu özel fotoğrafı sizinle paylaşmaktan gurur duyamıyorum ne yazık ki…

Bugün lokomotif sektör konumundaki otomotiv endüstrisinde ve buna paralel olarak birçok alanda söz sahibi bir ülke olabilirdik. Evet, hepsi Devrim Arabaları sayesinde olabilirdi!

devrim_2

Ama Türkiye’nin dönüm noktası olabilecek bir gelişme, uzun soluklu karalama kampanyaları ile bitirildi.

Mesela şunun gibi;

Tercüman Gazetesi, 3 Kasım 1961
Tercüman Gazetesi, 3 Kasım 1961

Geriye söylenecek ne az şey var.

Yazık…

Dört Kapılı Ferrari Modelleri

Porsche’nin, ürün gamı ile ilgili aldığı radikal kararlara daha önce göz atmıştık. Markanın Cayenne ile farklılaşan müşteri kitlesi, Panamera’da fazlasıyla aradığını bulmuş ve yüksek satış rakamlarına ulaşılmıştır.

Peki, Ferrari’de durum nedir?

Ferrari‘nin en tepesindeki isimlerden Luca di Montezemolo birkaç hafta önce, asla SUV ya da dört kapılı bir Ferrari üretmeyeceklerini açıklamıştı. Ancak, Porsche ile ilgili yazıyı okuyanlar çok iyi biliyorlar ki, Porsche yetkilileri de dizel motorlu bir Porsche için “imkansız” diyorlardır. Yani bunun çokta bir bağlayıcılığı yok…

Ferrari’nin dizel motorlu bir otomobil üretmeyeceğinin garantisini ben bile verebilirim. Ama uzun yıllardır dört kapılı bir Ferrari modeli kulisler de konuşuluyor. Nedense tüm çevreler Ferrari’nin böyle kötü bir sürpriz yapmasından korkuyor.

Ferrari yakın zaman önce ilk kez dört tekerlekten çekiş sistemine (4 Wheels Drive) sahip bir otomobil üretti. Aynı zamanda dört yolcu koltuğuna sahip bu yeni model, FF (Four-four) olarak adlandırıldı. Herkes, “arkadan itiş” tabusunu “4×4” bir model ile yıkan Ferrari’nin, dört kapılı bir Ferrari FF varyasyonu ile korkulanı yapmasından çekindi. Ama böyle bir şey de gerçekleşmedi.

Ferrari, hala seri üretim bir dört kapılı model üretmiyor. Ufukta da üreteceğine dair bir kanıt yok. Ama bu, “dört kapılı Ferrari modeli yok” anlamına gelmiyor.

Markanın tarihine bakıldığında karşımıza iki tane dört kapılı Ferrari çıkıyor. Gelin şimdi bunlara göz atalım…

1980-ferrari-pinin
Ferrari Pinin

İlk model Ferrari Pinin. O bir konsept otomobil ve seri üretime geçmedi. 1980 yılında, Ferrari’nin sadık tasarım firması Pininfarina’nın 50. yılına özel olarak tasarlandı. Sadece 1 adet üretildi.

Ferrari_456GT_Venice_Estate_Brunei
Ferrari 456 GT Estate

Bir diğer dört kapılı model Ferrari 456 GT Sedan ve Estate. 1992’den 2003’e kadar üretilen ve orijinal haliyle iki kapılı bir model olan Ferrari 456 modelinden türetilmiş bu iki otomobil “özel” üretim. Brunei Sultanı için üretilen bu modellerden tam olarak kaç tane üretildiği ve Brunei Sultanı dışında kaç kişiye daha satıldığı bilinmiyor.

Ferrari 456 GT Sedan
Ferrari 456 GT Sedan

 

Brunei Sultanı’nın çok özel otomobil koleksiyonu uzun yıllardır kapılı kapılar ardında duruyor. Umuyoruz ki bir gün koleksiyonun tüm özel otomobillerini daha yakından inceleme fırsatı buluruz…

Trilyonluk otomobillere işkence etme sanatı; TaxTheRich100

Size yeni keşfettiğim bir Youtube kanalından bahsedeceğim…

İngiltere merkezli olduğu tahmin edilen bu kanalı ilgi çekici kılan şey ise bir internet kanalı için fazla pahalı bir prodüksiyon yapmaları. Aslına bakarsanız baya pahalı.

Değeri milyon dolarları bulan, hatta bazen paha biçilemeyecek otomobiller ile görsel bir şölen hazırlanmış. Ferrari Enzo’dan tutun, Rolls Royce Phantom’a kadar birçok otomobili çayır-çimen, dağ-bayır demeden hiç olmayacak yerlerde kullanıp bu sanat eseri makinelere amaçsızca işkence yapıyorlar.

Vermek istedikleri “dünya malı gelip geçici, değer vermeyin!” gibi bir mesaj olabilir. Dediğim gibi bunu neden yapıyorlar bilinmez ama videolar kesinlikle izlemeye değer.

Bu adamlar hakkında kısa bir araştırma yaptım. Herkes kim olduklarını ve amaçlarının ne olduğunu merak ediyor ama şimdilik sorularımız cevapsız.

Bence siz de bu çılgın adamların videolarına bir göz atın. Her ne kadar içim acısa da (özellikle Ferrari Enzo) garip bir şekilde çok keyifle izliyorum.

(Kanalın şu an 124 bin abonesi var. Kanaldan elde ettikleri gelir ile sermayeyi kurtarabildiler mi çok merak ediyorum.)

Şu trailer her şeyi anlatıyor

Enzo Ferrari’nin kemikleri sızlıyor mudur?

Yanıp tutuşan bu otomobil dünyada sayılı olan Jaguar XJ220

Türkiye fiyatı 2 milyon TL’nin üzerinde olan bir Rolls Royce Phantom

Daha fazlası için şöyle alalım…

Ferrari F40 Dağ Yollarında!

Aslına bakarsanız başlık olarak “Ferrari F40’ı dağa-bayıra vurmak” yazacaktım ama işin ciddiyetinden uzaklaşmamak adına yapamadım. Ama bu Ferrari sahibinin yaptığı tam olarak bu…

Yıllardır süregelen bir “Ferrari’ye tüp taktıran Türk” efsanesi vardır. 2004 yılında, Belçika’da yaşayan bir Türk tekstilci, gerçekten Ferrari’sine tüp taktırmaya çalışmıştır. Ferrari de, prestij kaybedeceğini öne sürerek vatandaşın otomobilini geri almıştır. Kaynak bulamadım ama söz konusu otomobil (yanlış hatırlamıyorsam) bir Ferrari 456 idi. Bu olayda “tüp taktırmak” kadar olmasa da Ferrari tarihine geçecek olaylardan biri olacak gibi görünüyor.

Ferrari 456, 1992 yılında piyasaya çıkmış 4 kişilik bir modeldir.
Ferrari 456, 1992 yılında piyasaya çıkmış 4 kişilik bir modeldir.

Konumuza dönecek olursak; uzak doğulu bir Ferrari F40 sahibi, bu özel araçla birlikte kamp yapmaya gitmiş. Sadece 1315 adet üretilen Ferrari F40, günümüzde en değerli Ferrari modellerinden biri olarak kabul ediliyor.

Bu otomobili üretenlerin, bir gün onu dağ yollarında görme ihtimalini hiç akıllarına getirmediklerine eminim. Bu efsane otomobilin tadını asfaltta çıkartmak varken neden dağ yolları tercih edilir ki?

Mercedes-Benz’den “Geleceğin Tırı 2025”

Çok yakında, otoyollarda “otomatik pilot” ile yol alan tırlar göreceğiz!

Mercedes-Benz, “Geleceğin Tırı” olarak lanse ettiği yeni sistemlerinin testlerini gerçekleştirmeye başladı bile. Şu günlerde Magdeburg, Almanya’da bulunan A14 otoyolunda, gerçek trafik şartlarında “otoyol pilotu” olarak adlandırılan sistem test ediliyor.

Aracın radarı 70-250 metre aralığında bir tarama yapıyor ve araç sürücünün müdahalesine gerek kalmadan yolu takip edebiliyor. Otoyol pilotu devreye girdiğinde sürücü koltuğu geri çekiliyor ve 45 derece sağ tarafa dönüyor. Sürücü, araçla ilgili değişkenleri bir tablet aracılığı ile gözlemleyip otomatik sisteme yine tablet aracılığı ile müdahale edebiliyor. Manuel müdahale gereken durumlarda otomatik olarak sürücü koltuğu eski pozisyonunu alıyor ve kontrolleri şoföre bırakıyor.

18246080521560957658

Aracın ön kısmındaki aydınlatmalarda kontrolün kimde olduğu konusunda dışarıyı bilgilendiriyor. Otoyol pilotu devrede iken dış kısımda bulunan led aydınlatmalar mavi oluyor. Manuel kullanımda ledlerin rengi beyaza dönüşüyor.

631918955429420676

Mercedes-Benz, testlerini gerçekleştirdiği bu yeni sistemi 2025 yılında kullanıcıyla buluşturmayı planlıyor.

Çok değil, 10 yıl sonra “geleceğin tırı” yollarda olacak ve karada da “otomatik pilot” dönemi başlayacak…

BONUS (BİR DİĞER ONLARDA&BİZDE KARŞILAŞTIRMASI)

Aslına bakarsanız biz çoktan “otoyol pilotunu” keşfetmiş durumdayız. Ama inanın Almanların hayal ettikleri böyle bir şey değil!