F-35 Hakkında Bilmek İsteyeceğiniz Her Şey!

F-35, gelecekte kullanıcısı olacak diğer ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de gündemi sık sık meşgul ediyor. Peki, onu bu kadar çok gündem de tutan şey nedir? F-35’in tüm detayları bu başlık altında…

Birinci jenerasyon savaş jetleri, askeri havacılık tarihinde yapılmış bir devrimdi. Savaş uçakları piston motordan ve pervanelerden kurtulmuş, jet motorlarının sağladığı güç ile çok daha hızlı ve çevik bir yapıya kavuşmuştu. İkinci Dünya Savaşı’nda da kullanılan birinci jenerasyon savaş jetlerinin en ünlüsü Messerschmitt 262 idi.

Savaş jetlerinin evriminde ikinci jenerasyona geldiğinde takvimler 1950’lerin sonunu gösteriyordu. En ünlüsü F-104 olan ikinci jenerayon jetlerde kanat yapıları değişmeye başlamış, güdümlü füzeler ve daha gelişmiş navigasyon ekipmanları kullanılmaya başlanmıştı. Batının F-104’üne karşılık olarak Sovyet MIG-21 de, ikinci jenerasyon savaş jetlerinin dünyasında iddialı bir avcı uçağıydı.

Takvimler 1960’lı yılları gösterdiğinde, insanoğlu bir adım daha atmış ve 3. jenerasyon savaş jetlerinin çağını başlatmıştı. Gelişmiş radar sistemleri, 2. jenerasyon savaş jetlerine daha gelişmiş aviyonikler ve silah sistemleri, 3. jenerasyon savaş jetlerini ifade ediyordu. En çok bilineni Phantom F-4 olan 3. jenerasyon savaş jetleri halen kullanımdadır.

1970’li yılların ortalarında ise 4. nesil savaş jetlerinin yarışı başlamıştı. NATO kuvvetleri F-16 ile dosta güven, düşmana korku salarken, Sovyetler’de MIG-29 kozunu oynamıştı. Kaska monte edilen nişanlama sistemlerinden, fly by wire teknolojisine kadar teknolojinin son imkanları 4. nesil savaş jetlerinde kullanılmıştı.

1990’ların sonuna yaklaşılması ile birlikte 5. jenerasyon savaş jetlerinin çağı başlıyordu. Sahneye ilk çıkan F-22 Raptor modeliydi. Soğuk Savaş’ın Amerika lehine bitmesi ile onun 5. jenerasyon savaş jetleri konusunda rakipsiz olduğunu düşünenler ise yanılmışlardı. Çünkü Rus üretici Sukhoi, T-50 modeli ile bu yarışta bende varım dedi.

5. savaş jenerasyon savaş jetlerinin son insanlı savaş uçakları olması ön görülüyor. Yani çok muhtemeldir ki bundan sonra geliştirilecek savaş uçakları bir pilota ihtiyaç duymayacak.

Evet artık mevzuya gelelim. Bugün 5. jenerasyon savaş jetleri arasında en çok ön plana çıkan ve en çok konuşan uçağı, yani F-35’i mercek altına alacağız. Onu bu kadar özel kılan şeyler nedir bunlara göz atacağız.

1990’ların sonunda gökyüzü ile buluşan ve çok sansasyon yaratan F-22, F-35’in geliştirilmesinde büyük rol oynamıştır. Zaten dışarıdan bakıldığında tasarımlarındaki benzerlik fazlasıyla göze çarpmaktadır. F-35 ile F-22 arasındaki başlıca fark, birinin çift motorlu diğerinin tek motorlu olmasıdır. Bunun yanında F-22’nin yüksek kullanım maliyetleri, birim başına maliyetinin F-35’ten 50 milyon dolar yüksek olması da diğer farklarıdır.

F-22 Raptor, bugüne kadar yalnızca 195 adet üretildi ve Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri dışında kimseye satılmadı. Kısacası NATO üyesi ülkelerin daha rasyonel, daha kullanışlı ve kısmen daha ucuz bir yeni nesil savaş uçağına ihtiyaçları vardı. Yani NATO ülkerinin uzun yıllardır kullandığı ve artık ömürlerini tamamlamak üzere olan F-16’ların yerini alacak bir uçak üretilmeliydi. İşte bu uçak F-35’di…

F-16 güzel cihaz ama eskidi. Dünyada halen aktif kullanımda olan binlerce F-16 defalarca modernize edildi ama bu F-16’ların ekonomik ömürlerini tamamlamaya yaklaştıkları gerçeğini değiştirmiyor. Üstelik F-35 sadece F-16’ların halefi değil. Çünkü F-35 birden fazla kullanım amacına yönelik geliştirildi. Yani yakın zamanda F-18’lerinde yerini alacak.

F-35’i farklı kılan en önemli şey işte buydu. Projenin temel amacı 5. jenerasyon yeni bir savaş jeti geliştirmenin yanında, bu jeti birden fazla amaca yönelik olarak kullanmaktı. Bu nedenle 3 farklı F-35 varyasyonu ortaya çıktı.

F-35A, klasik şekilde iniş yapan ve F-16’nın yerini alacak olan model.

F-35B, kısa mesafeden kalkış ve dikey iniş yapan model.

F-35C ise Amerikan Donanması için geliştirilen ve F-18’lerin yerini alacak olan model.

F-35’in dikey iniş yapabilen modeli şüphesiz en çok dikkat çekeni oldu. Lockheed-Martin firması, bu platformu geliştirmek için Yakolev firmasından destek almış bu arada onu da unutmadan ekleyeyim. Yakolev’in 141 modeli, dikey iniş kalkış yapabiliyordu.

Yakolev 141’den sadece 2 adet üretildi ve 1991 yılında Sovyetler dağıldıktan sonra proje iptal edildi. Burada bana ilginç gelen kısım şu, Amerika Birleşik Devletleri en gelişmiş savaş jetlerinden biri için 1980’lerde üretilmiş bir Sovyet jetinin know how’ına ihtiyaç duyuyor.

F-35’in üretiminde 9 ülke yer aldı. Bu ülkeler Avustralya, Kanada, Danimarka, İtalya, Hollanda, Norveç, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye idi.

F-35 ilk uçuşunu 15 Aralık 2006 tarihinde gerçekleştirdi ve ilk olarak F-35B modeli 31 Temmuz 2015 tarihinde Amerika’da hizmete girdi. 2 Ağustos 2016 tarihinde ise F-35A modeli Amerikan Hava Kuvvetleri’nde hizmete başladı. Uçak gemileri için geliştirilen verisiyon F-35C’nin ise 2018 yılında hizmete girecek.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu pek çok NATO üyesi ülke F-35’lerin kullanıcısı olacak. 2022 yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri dışındaki ülkerinde F-35’leri kullanmaya başlayacağı ön görülmekte.

F-35, sahip olduğu verileri anında etrafındaki diğer askeri birimlere iletebilen, fiyatı 400 bin dolar olan, her pilotun kafa şekline özel imal edilen kaskı ile bir pilottan ziyade bir uzaylı tarafından uçurulan, bir uzay mekiğinden daha fazla satır kod ile programlanan çok gelişmiş bir uçak.

Geliştirme programındaki sorunlar ve gecikmelerle sık sık gündeme gelen, 100 milyon dolarlık birim fiyatı ve yüksek bakım maliyetleri ile kullanıcılarını şimdiden kara kara düşündüren ve 400 milyarı bulan program maliyeti ile dudak uçuklatan bir uçak o.

Tüm bunların yanında bir de F-35’in yetenekleri bazı çevrelerin kafasında halen ciddi bir soru işareti. 2015 yılında F-16 ile yapılan dog fight sonucunda selefi F-16’ya üstün sağlayamamıştı. Kimine göre düşük radar iziymiş, gelişmiş aviyoniklerimiş hepsi hikaye, yani F-35’in kocaman bir hayal kırıklığı olduğuna inanan geniş bir çevre var.

F-35, harcanan onca paranın karşılığını verebilecek bir savaş jetimi, bunu zaman gösterecek. Şimdi cevaplamamız gereken soru şu:

F-35’î bu kadar özel yapan şey ne:

-Her şeyden önce 5. jenerasyon bir savaş jeti. Yani insan oğlunun ürettiği en gelişmiş canavarlar olan savaş jetlerinin en gelişmişi ve akıl almaz teknolojilere sahip.

-Her amaca yönelik. Hem donanma, hem de hava kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte.

-Çok pahalı, kaskı bile 400 bin dolar. Haliyle bu da onu almak isteyen ülkelerin gündemini sık sık meşgul ediyor.

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"