Ferrari’den inip metrobüse binmek…

Hiç bitmeyen, hiç bitmemesi gereken umutlar ve hayatın sürprizleri…

Başlıyorum;

İki-üç sene öncesine dönüyoruz. Eski iş yerimde sıradan bir günün sonuna yaklaşıyorduk. Bir Şubat günü, akşamüzeri saatleriydi. İş yerim Florya’da lüks otomobil satan bir galeriydi. Evimse yakın sayılabilecek Beylikdüzü’ndeydi (Beylikdüzü? Yakın??). Aslına bakarsanız işe genellikle arabamla geliyordum. Ama nedenini hatırlamıyorum o gün arabasız gelmiştim.

Saat 18:30 sularında bardaktan boşalırcasına bir yağmur başladı. Üstelik hiç dinecek gibi de değildi.

İş yerinden metrobüse ulaşmak için yaklaşık 20-25 dakikalık bir mesafeyi yürümek durumundaydı. Sanırım metaliğe kurşun attığım bir gündü. Yani taksi gibi bir ihtimali de aklımın ucundan geçiremiyordum. El mahkum yürünecekti o uzun yol. Dışarı bakıp kara kara “ulan nasıl yürüyeceğim bu yağmurda o kadar yolu” dediğimi hatırlıyorum.

Çok değil, sadece 5 dakika geçti aradan ve patron bana seslendi. O ayki alacağım gecikmişti. O işi halledelim dedi.

Hay hay…

Tesadüf işte, showroomumuzda duran Ferrari 458 Italia’da çekici ile şehir dışına gidecekti. Çekici de gece geç saatlerde aracı patronun evinin önünden alacaktı. Yani patron o gün mecburen Ferrari ile eve gidecekti.

Patron “Bugün erken kapatalım, yolda para çeker senin hesabı hallederiz, oradan da seni metrobüse bırakırım.” dedi.

Ferrari’yi çıkarttık, galeriden ayrılıp yola koyulduk. Aracın “traction control” sistemini en güvenli moda getirip, arkamızdaki V8’in tatlı homurtuları ve şiddetli yağmurun sesi ile Florya’ya kadar geldik, alacak-verecek olayını hallettik ve Florya metrobüs köprüsüne geldik.

Tam köprünün dibindeki durağa yanaştık ve ben arabadan (pardon Ferrari’den) indim. Duraktaki insanların garip bakışları altında metrobüs köprüsünün merdivenlerini tırmandım. Metrobüs durağına indiğimde neredeyse duraktaki herkesin göz takibinde olduğunu fark ettim. Sonra metrobüse binip yoluma devam ettim…

Ne anladınız, nasıl yorumladınız bilmiyorum. Ama ben o gece başımı yastığa koyduğumda hayata dair çok önemli bir şey daha öğrendiğimi fark ettim.

Bir demir parçasından inip, bir diğerine binmiştim en nihayetinde. Ama hayat tatlı cilvelerinden birini yapmıştı bana o gün. 5 dakika önce o yağmur-çamur-soğuk üçgeninde onca yolu nasıl yürüyeceğimi düşünürken, 5 dakika sonra o yoldan Ferrari ile geçiyordum. Hiç hesapta yokken…

Eğer sizde şuan, yağmurlu bir akşamda metrobüse kadar nasıl yürüyeceğinizi düşünüyorsanız, Ferrari ile o yoldan geçebilme ihtimalini aklınıza getirin. Benim bu parlak ekrandan size verebileceğim sadece bu, sadece bir umut…

Zaten umut da biterse eğer, ne kalır ki geriye?

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"

İlginizi çekebilir...

Ferrari’yi Şarj Etmek Hayır, klişeleşmiş elektrikli otomobil haberlerinden biri değil. Hele ki, çok dikkat çektiği düşünülen ve inanılmaz garip bir şeymiş gibi lanse edilen...
Ferrari F40 Dağ Yollarında! Aslına bakarsanız başlık olarak “Ferrari F40’ı dağa-bayıra vurmak” yazacaktım ama işin ciddiyetinden uzaklaşmamak adına yapamadım. Ama bu Ferrari sahi...
Dört Kapılı Ferrari Modelleri Porsche’nin, ürün gamı ile ilgili aldığı radikal kararlara daha önce göz atmıştık. Markanın Cayenne ile farklılaşan müşteri kitlesi, Panamera’da fazla...
Ferrari F40 Karlı Dağ Yollarında! Ferrari F40, otomobil dünyasının efsane klasikleri arasında. Ama gelin görün ki birileri pek kıymetini bilmiyor... Garajınızda Ferrari F40 gibi nad...
“Dünyanın en iyi otomobili” ile Cumartesi gezmesi... Mükemmel bir dış tasarım, doruklarda yaşanan bir sürüş zevki ve kulaklarda yankılanan etkileyici motor sesi… Daha ne olsun? Meşhur Top Gear program...