Gövde Üzerine İnen Boeing 767

LOT Hava Yolları’nın 16 sefer sayılı uçuşu, havacılık tarihinin en unutulmaz görüntüleri ile sonlandı…

Yolcu uçakları yüksek performanslarını koruyabilmeleri için çok titiz bakımlardan geçerler. Bunun yanında, yolcu uçaklarında oluşabilecek her aksiliğe karşı bir alternatif vardır. Öyle ki iki motorlu bir yolcu uçağının motorlarından biri dursa bile tek motorla güvenle iniş yapabilir.

Şimdi bütün bu anlattıklarımı ilk kez benden duymadınız, eminim. Peki, tüm bunlara rağmen yine de havada aksilikler yaşanmıyor mu? Yaşanmaz olur mu hiç…

Boeing 767, 1981 yılında ilk uçuşunu yaptı ve 08 Eylül 1982 tarihinde hizmete girdi. Çift motorlu, geniş gövdeli, orta-uzun menzilli bir yolcu jeti modeli olan Boeing 767, havacılık tarihinde nice hikayenin baş aktörü oldu. 11 Eylül saldırılarında ikiz kulelere çarpan uçaklar Boeing 767 modeliydi. Kanada’da yakıtsız kalıp planör gibi süzülen uçak da bir Boeing 767 idi.

Boeing 767’nin çok hikayesi var. İşte bugün o hikayeler arasında en dikkat çekenlerinden birini dinlemek için Polonya’ya gidiyoruz.

Tarih 01 Kasım 2011

Polonya’nın bayrak taşıyıcısı LOT Havayolları’na ait bir Boeing 767, New York-Varşova seferini gerçekleştiriyordu. Genel olarak sakin geçen bu uzun uçuş sonrasında uçaktaki herkesi kötü bir sürpriz bekliyordu.

16 sayılı seferi gerçekleştiren Boeing 767, LOT Havayolları için üretilmiş ve 1997 yılında şirkete teslim edilmişti. Olayın yaşandığı tarihte 14 yaşında olan 767’nin ismi ismi ise Poznan idi.

Bu arada Poznan denildiğinde sizinde aklınıza şu fotoğraf geliyorsa, gerçekten sıkı takipçimsiniz diye tahmin ediyorum. Bu fotoğraftan bahsettiğim videonun linkini de açıklama kısmına koyuyorum, bu video bittikten sonra izlemeyi unutmayın.

New York’tan kalkışından kısa bir süre sonra merkezi hidrolik sisteminde bir arıza meydana gelen Boeing 767, yoluna devam etmiş ve sorunsuz bir şekilde Varşova semalarına kadar ulaşmıştı. Ancak iniş aşamasını ne yazık ki sorunsuz olarak tanımlayamıyoruz. – yine piste değmeden bırak-

1 Kasım 2011 tarihinde Varşova Havalimanı’na yaklaşmakta olan Boeing 767’nin, hidrolik sistemindeki bir problemden kaynaklı olarak iniş takımları açılmıyordu. Bu, dev bir yolcu jeti için, büyük bir problem demekti ve artık gerilim dolu dakikalar başlamıştı.
Aslında her iniş kontrollü bir düşüş değil midir sizce de? Bilmiyorum size mantıksız gelebilir ama aslında gerçekten öyle. Yani sıradan bir inişle bir kazayı ya da kırımı ayıran şey de sanırım iniş takımları. İniş sırasında her şey yolunda olabilir ama uçağın altından çıkan tekerlekler olmazsa aslında hiçbir şey yolunda değildir.

Kaptan Wrona 30 yıldır pilottu ve bu 30 yılın 20 yılı Boeing 767’nin kokpitinde geçmişti. Yani muhtelemen Boeing 767’nin kokpitinde geçirdiği zaman, evinde geçirdiği zamandan daha çoktu. Bugün, çok iyi tanıdığı bu uçakla bir kahramanlık yapması gerekiyordu. Yoksa uçaktaki 231 kişi hayatını kaybedecekti.

İniş takımlarının açılmadığını Varşova Havalimanı kulesine bildiren kaptan havada tur atmaya başladı. Varşova semalarında, 2700 feet irtifada yaklaşık 1 saat tur atacaklardı. Bu sürede hem sorunu çözmeye çalışacak, hem sorunun çözülmemesi durumunda yapılacak acil iniş için yer ekiplerinin hazırlanmasına fırsat tanıyacak hem de 767’nin dev yakıt depolarındaki fazla yakıtı tüketmiş olacaktı. Uçak havada tur atarken Polonya Hava Kuvvetleri’nden bir F-16 Boeing 767’ye yaklaştı ve iniş takımlarının açılmadığını görsel olarak da teyit etti.

Varşova, belki de İkinci Dünya Savaşı’ndan beri böylesine gergin saatler geçirmemişti. Havalimanı etrafındaki bir çok otoyol trafiğe kapatıldı. Saatler 14.40’ı gösterdiğinde herkes nefesini tuttu ve her şeyin yolunda gitmesi için dua etmeye başladı.

Ben yolcuların yaşadığı gerginliği hayal bile edemiyorum. Uçak sert inince bile insanın için bir hoş oluyor bir de iniş takımları olmadan, asfaltı kazıya kazıya iniş yapmak nedir, nasıldır gerçekten hayal bile edemiyorum.

Olası bir faciaya müdahale edebilmek için çevre şehirlerden de ambulanslar ve itfaiyeler pist kenarında bekletiliyordu. Neyse ki hiç birine gerek kalmadı. Dev 767, iniş takımları olmadan da inebilmişti. Uçakta bulunan 231 kişinden hiç birinin burnu bile kanamadı.

Tahmin edebileceğiniz gibi kaptan kahraman ilan edilmişti. Bu olayda havacılık tarihinin unutulmazları arasındaki yerini aldı. Ha bir de uçak var tabii. Hikayenin baş aktörü olarak ona ne olduğunu da merak etmişsinizdir. O zaman sizi buraya alalım…

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"

İlginizi çekebilir...

LOT Hava Yolları’nın Boeing 767’sine N... LOT Hava Yolları'na ait Boeing 767, 2011 yılında iniş takımları olmadan iniş yapmıştı. Herkesin nefeslerini tutarak izlediği bu iniş sonrasında o uçağ...