Yeşilköy Havacılık Müzesi’nin Özel Uçakları

Yeşilköy Havacılık Müzesi, daha doğrusu Yeşilköy’de bulunan Hava Kuvvetleri Müzesi, bünyesinde birçok uçağa ev sahipliği yapıyor. Tabii ki bu uçakların hepsi çok özel. Ama benim için bazıları daha özel…

Her uçak ayrı özeldir. Her modelin, her tasarımın ayrı bir hikayesi, ayrı bir özelliği vardır. Yeşilköy’de bulunan havacılık müzesindeki uçaklarında hepsi çok özel. Müzenin iç kısmında yer alan koleksiyonlardan tutunda, dışarıda sergilenen uçakların hepsi paha biçilemez nitelikte. Fakat, dijital çağdayız ve ne yazık ki zamanımız kısıtlı. Bu yüzden biraz seçici davranmak zorundayım…

Aşağıda yer alan videoda, Yeşilköy Havacılık Müzesi’nde yer alan özel uçaklardan bazıları ile ilgili dilim döndüğünce bir şeyler anlattım.

İyi seyirler…

34 yıl sonra bulunan uçak enkazı

Tarih 18 Aralık 1977…

İsviçre merkezli SATA’nın (SA de Transport Aérien) 730 sefer sayılı uçuşu normal başlamıştı.

Caravelle tipi uçak, Cenevre aktarmalı Zürih-Madeira Adası seferini gerçekleştirmek üzere havalanmıştı. Madeira Adası, Kanarya Adaları’nın kuzeyinde bulunan, Portekize bağlı bir tatil cennetiydi. Turistlerden oluşan 52 yolcu ve 5 mürettebat ilk durakları Cenevre’ye kadar sorunsuz bir yolculuk geçirmişti. Ancak, Cenevre’den ayrılmadan önce uçakta bir sorun olduğu tespit edildi. Hidrolik pompasının gözden geçirilmesi gerekiyordu. Bu nedenle uçağın Cenevre’den Madeira Adası’na ulaşmak için havalanması gecikmişti. Saat 14:30’da Cenevre’ye inen uçak ancak 16:26’da havalanabildi.

Uçağın kokpitindeki her iki pilotta kaptan rütbesine sahipti. Kaptanlığa yeni yükselmiş olan pilot sol koltukta oturuyordu ve uçağın kontrolleri ondaydı. Daha tecrübeli kaptan ise sağ koltuktaydı. Saat 20:00 sularında 730 sefer sayılı uçuşun nihai varış noktası olan Madeira Havalimanı yaklaşma frekansı ile bağlantı kurulmuştu. Bundan sonra iniş için son talimatlar ve güncel meteorolojik bilgiler alınıp iniş tamamlanacaktı.

Madeira Havalimanı, otoriteler tarafından en tehlikeli havalimanlarından biri olarak işaret edilmiştir. 730 sefer sayılı uçuş da, inişlerin çok zor manevralar gerektirdiği bu meydanın 06 konumlu pistine inmeye hazırlanıyordu. Önce “downwing leg” olarak adlandırılan paterni tamamlayan uçak, sonrasında “base leg” olarak adlanrılan dönüşü yaparak 06 pistine iniş yapacaktı.

Madeira Havalimanı, dünyanın en tehlikeli meydanlarından biri olarak işaret ediliyor.
Madeira Havalimanı, dünyanın en tehlikeli meydanlarından biri olarak işaret ediliyor.

730 sefer sayılı uçuş inişe yaklaştıkça hava koşulları kötüye gidiyordu. Son evrede pist görüşünü engelleyecek boyutta sis başlamıştı. Pilotlar çok zorlu bir meydana, çok zorlu hava koşullarında inmek için mücadele ediyorlardı. Yaklaşmanın en başında uçak 720 feet irtifanın altına inmişti. Pisti karşılamadan önceki son dönüş sırasında 200 feet irtifanın altında seyreden uçak, piste ulaşamadan okyanusa düştü.

Uçakta 52 yolcu ve 5 mürettebat bulunuyordu. Kaza sonucu 35 yolcu ve 1 mürettebat hayatını kaybetti. Uçak iniş için yaklaştığı sırada suyla temas ettiği için hızı düşüktü. Bu durum 17 yolcu ve ikisi pilot olmak üzere 4 mürettebatın kazadan sağ kurtulmasını sağladı. Kurtulanlar kısa zaman içersinde ada sakinlerinin yardımı ile karaya ulaştırıldı. Enkaz ise öylece suya gömülmüştü.

Aradan 34 yıl geçti.

2011 yılının Ekim ayında, Portekizli dalgıçlar 110 metre derinlikte yatan enkaza ulaşmayı başardı. Adanın Funchal isimli yerleşim biriminin açıklarında bulunan enkaz başarıyla görüntülendi. İki parçaya ayrılan uçak, büyük oranda yapısal bütünlüğünü korumuştu.

Konuyla ilgili BBC haberi için tıklayınız.

Okyanusların sakladığı sırlar, hayal gücümüzün sınırlarını zorlayacak cinsten. Keşfedilmemiş canlı türleri, yaşam formları ve daha nice bilinmez, insanoğlunun keşfetme savaşında ki uzun soluklu bir mücadelenin işaretçisi olarak ortaya çıkıyor.

Bir de okyanusların bizden aldıkları var. Halen binlerce uçak ve gemi enkazı derin sularda, büyük sırları ile beklemekte.

Malezya Havayolları’nın kayıp uçağını da okyanuslar saklıyor olabilir mi?