İngilizce Dersleri Nasıl Çalışılmalı?

Ülkemizdeki okullarda uzun yıllar İngilizce dersleri veriliyor, fakat öğrenciler alınan teorik bilgileri pratiğe dökme konusunda hep eksik kalıyor. Herkesin derdi ise ortak: “Anlıyorum ama konuşamıyorum.”

İngilizce öğrenmeye veya öğretmeye başlamadan önce öğrencilerin ortak derdinin nedenleri ve nedenlerine bağlı sorunların çözümleri hakkında biraz düşünmek ve İngilizce öğrenme veya öğretme planını bilinçli bir şekilde yapmak gerekiyor

1. Ezber, ezber, ezber!

Öğrenmeye değil ezberletmeye dayalı bir eğitim sisteminin çocuklarıyız. Ezberlediğimiz konuları öğrendiğimiz konulardan daha çabuk unuttuğumuz ise bilinen bir gerçek.

İngilizce öğrenirken kelimeleri ezberlemek yerine öğrenmeliyiz. Peki bunu nasıl yapabiliriz? Kelime dağarcığımızı genişletmeye çalışırken kelimelerin sadece sözlük anlamlarına göz atmak yerine değişik kullanım biçimlerini de incelemeliyiz ve yeni kelimeleri cümle içinde kullanmaya çalışmalıyız.

Örnek vermek gerekirse “go” fiilinin “gitmek” anlamına geldiğini biliyor olabilirsiniz peki bu fiilin yanına alacağı bir edat ya da zarfla tamamen değişik bir anlamda kullanılabileceğini biliyor muydunuz? Örneğin; “go on” “devam etmek”, “go ahead” “yapmaya başlamak” anlamlarına gelmektedir.

2. İngilizce bir ödev mi? Olmamalı!

İngilizce bir ödev ve zorunluluk olarak empoze ediliyor. Dolayısı ile küçük yaşlardaki öğrenciler İngilizcenin eğlenceli taraflarına değil zorlayıcı taraflarına maruz kalıyor. Bu da motivasyon kaybına sebep oluyor.

İngilizce öğrenmeyi olabildiğince eğlenceli hale getirmek ve yapılan yanlışlara kızmak yerine gülümsemek ve bu yanlışlardan öğretiler çıkarmak gerekiyor.

Görsel ve işitsel öğrenme yeteneklerimizi bu noktada etkili kullanmalıyız. Çocuklar şarkılar ve renkli şekillerle yetişkinler ise sesli bir şekilde kitap/dergi okuyarak ve İngilizce altyazılı dizi/film seyrederek İngilizce öğrenme serüvenlerine katkıda bulunabilir. Çünkü ancak dinlediklerimizi ve okuduklarımızı taklit ederek yeni ve başarılı cümleler kurabiliriz, tıpkı çocuklar gibi!

3. Kilit kelime; pratik!

Tekrar etmenin ve öğrendiğimiz bilgileri pratiğe dökmeye çalışmanın öğrenmeyi pekiştirdiği bilinen gerçekler.

Sınıflarda birbirimizi yaptığımız yanlışlardan dolayı yıllarca utandırdık ve bu yüzden bildiklerimizi pratiğe dökmekte hep zorluk yaşadık.

Türkçe konuşmaya çalışan bir yabancının kulağımıza ne kadar eğlenceli geldiğini ve çabasını ne kadar takdir ettiğimizi bir düşünsenize! İngilizce konuşurken ve bildiklerimizi pratiğe dökmeye çalışırken biz de karşımızdaki tarafından çabamız sonucu her zaman takdir ediliyoruz.

Şimdi bu utangaçlığı üzerimizden atıp ana dili İngilizce olan bir hocadan İngilizce dersleri alma zamanı!

(Ücretsiz 5 dakika deneme dersi için İngilizce dersleri kelime öbeğinin üzerine tıklayın!)