Mosques and Mosque Complexes in Istanbul

Mosques are places of worship for Muslims. Praying five times a day with special services on Fridays and religious festivals the congregation gathers in the mosque.

As well as being places of worship the mosques fulfill social and educational needs. Playing an important part in the life of an Islamic city, the mosque is also a place to discuss problems, to meet and where religious men give lectures and Quran lessons. Believers encouraged and praised by lslam to build mosques adorned the cities with mosques of varying style and design. Mosques with their graceful minarets rising skyward are the most important feature of the lslamic city’s skyline. In lstanbul, built by state leaders, wealthy benefactors and the people, mosques are often a central part of an Islamic complex. Okumaya devam et “Mosques and Mosque Complexes in Istanbul”

İstanbul Boğazı’nda batan koyun yüklü geminin hikayesi

Bazılarımızın her gün gelip geçtiği İstanbul boğazının derinliklerinde bugün bile su yüzüne çıkmamış olan tam 21 bin koyun yatmakta. Bugün yine her yerde duyamayacağınız türden bir şehir hikayesi ile karşınızdayım.

Çok köklü bir tarihe tanıklık eden İstanbul boğazında nice gemi batığı, haliyle nice hikaye yatmaktadır. Bu hikayeler arasından en ilginç olanlarından biri ise, 14 Kasım 1991 tarihinde meydana gelen bir kaza sonrasında yaşanmıştır.

Karadeniz’den Marmara’ya geçiş yapan Lübnan Bandralı Rabion 18 gemisi ile tam aksi yönde hareket eden Madonna Lily gemisi Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yakınlarında çarpışmıştı. Lübnan Bandralı gemi, Suriye’ye 21 bin 700 adet koyun taşıyordu. Madonna Lily gemisi, koyun yüklü gemiye yandan çarpmıştı.

Yoğun sisin sebep olduğu kaza sonucunda Madonna Lily gemisi sadece hafif bir hasar almıştı. Ama koyun yüklü lübnan gemisi hızla batmaya başladı. Gemide 32 mürettebat ve 21 bin 700 adet koyun vardı. Mürettabattan 30 kişi karaya ayak basmayı başarmıştı. 2 kişi ise ne yazık ki boğazın karanlık sularında kaybolmuştu.

21 bin 700 koyundan ise pek azı karaya çıkartılabilmişti. Onlarında sonu, boğazın serin sularında boğulan arkadaşlarından pek farklı olmamıştı.

Karaya çıkarttılan koyunlarda oracıkta vatandaş tarafından kesilmiş ve etler paylaşılmış. Geminin kapalı alanında bulunan koyunlardan bir çoğu hala muhtemelen boğazın derinliklerinde. Bir gün boğaz geçişiniz esnasında koyun sesi duyarsanız şaşırmayın.

YOUTUBE KANALIM EMİNİM İLGİNİZİ ÇEKECEKTİR!

“TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI”

Dünyaya Rezil Oluyoruz!

istanbul-karakoy-tramvay

Yabancı turistlerin yoğun olarak kullandığı Bağcılar-Kabataş arasındaki tramvay haddinden fazla kalabalık.

İstanbul’un rezalet bir toplu ulaşım sistemine sahip olduğu su götürmez bir gerçek. Metrobüs olarak adlandırdığımız garip sistemin hali zaten içler acısı. Dünya metropolü olma iddiasındaki şehirde hala binlerce dolmuş var. Üstelik fiyat tarifesi de son derece acımasız. Verdiğimiz ücret, aldığımız hizmetin hızı, konforu ve genel durumu için çok yüksek.

Her neyse…

Bunlar zaten ortalama bir İstanbullunun günlük sıradan konuşmaları arasında hep yer bulan muhabbetler. Benim dikkat çekmeye çalıştığım nokta başka.

İstanbul’a ziyarete gelen turistler Aksaray’dan başlayıp Beşiktaş’a kadar uzanan bölgede yoğunlaşıyor. Bu bölgenin ulaşımını sırtlanan araç ise Bağcılar-Kabataş hafif raylı sistemi. Ancak bu hafif raylı sistemin hali içler açısı.

Her gün binlerce yabancı turist tarafından kullanılan Bağcılar-Kabataş hattı, seyrek seferler yüzünden tıklım tıklım. Gün içinde ara duraklardan tramvaya binmek neredeyse imkansız hale gelebiliyor. İçeride insanlar adeta üst üste ve inmek de, binmek de çok büyük bir mesele halini alıyor. Bu kargaşada birde “boşluklara doğru ilerleyebilir miyiz” yakarışları yükseliyor.

Karaköy durağı, yani son duraktan birkaç durak öncesi. Yani bu iyi hali...
Karaköy durağı, yani son duraktan birkaç durak öncesi. Yani bu iyi hali…

İstanbul gibi büyüleyici bir şehre yakışan bu mudur?

En azından bu hat için küçük hesaplar bir kenara bırakılsa da sefer sayıları arttırılsa mesela? Onca insan balık istifi yolculuk etmese? Hiç değilse bu hattın karı maksimum olmayıverse? Çok mu zor?

Bağcılar-Kabataş arasındaki raylı sistemi kullanırken turistlerle göz göze gelin. Önce şaşkın, sonra alaycı bir ifade göreceksiniz yüzlerinde.

Dünyaya rezil oluyoruz!

İstanbul Airshow 2014 Bugün Başladı!

istanbul_airshow_2014

Bu sene 10’uncusu düzenlenen ve ilk kez “İstanbul Airshow” adını alan fuar bugün başladı. Fuar Pazar günü saat 15:00’e kadar açık olacak.

istanbul_airshow_lutfhansa_748-8i

Bu sene, her zamankinden daha hareketli başlayan fuarın ilk büyük konukları Boeing 747-8 kardeşler idi. Azarbeycan merkezli Silkway’in Boeing 747-8F kargo uçağı ve Lufthansa’nın Boeing 747-8i yolcu uçağı yan yana ziyaretçileri selamladı. Sadece basının ve davetlilerin içini gezebildiği uçaklar ne yazık ki fuarın diğer günleri fuar alanında olmayacak.

silkway_airshow_747-8f

Fuarın dev konukları B748’lerin yanında Türk Hava Yolları renklerinde bir Airbus A330-300 ziyaretçilerini bekliyordu. Aynı zamanda Borajet’in Embraer ERJ 190 tipi uçağı da sergilenenler arasında idi.

istanbul_airshow_2014_hurkus

TAI tarafından üretilen eğitim uçağı Hürkuş, fuar sayesinde ilk kez İstanbul semaları ile buluştu. Fuarın açılışı itibari ile alçak geçiş yaparak ziyaretçilere keyifli anlar yaşatan eğitim uçağı fuar bitimine kadar sergilenecek.

Airbus A350 XWB bugün akşam üzeri İstanbul’a geldi. Yarın, yani fuarın ikinci günü sergilenecek olan yeni model üçüncü ve dördüncü gün olmayacak. Ağırlıklı olarak özel jetlerin sergilendiği fuar Pazar günü sona eriyor.

 

Yedikule Zindanları

Sizi, belki de İstanbul’un en büyülü mekanına götürüyorum. Burası eski bir zindan ve ölümün, acının sesini hala duyabiliyorsunuz!

Yedikule Zindanları, isminin aksine aslında bir zindan olarak inşa edilmemiştir. Bizans’a gelen önemli konukların ihtişamlı bir şekilde karşılanabilinmesi amacıyla “Porta Aurea” (Altın Kapı) olarak adlandırılan yerden giriş yaptıkları bir yerdir. Tarihi M.S 390 yılına kadar uzanan bu kapı, ihtişamlı karşılamalar için dönemin Bizans İmparatoru Theodosius tarafından inşa ettirilmiştir. Theodosius’dan sonra tahta geçen oğlu da dört tane gözlem kulesinden oluşan bir kaleyi bu kapı ile birleştirmiştir. Okumaya devam et “Yedikule Zindanları”