Tupolev Tu-155 (LNG ile Çalışan Uçak)

Dünyada petrol hızla tükenirken, alternatifleri için çalışmalar son hızla devam ediyor. Peki, geçmişte bu konuda ne gibi çalışmalar yapılmıştı?

Petrol hakkında söylenecek çok fazla şey olsa da ben bu videoda sadece bir kaç şey söylemek istiyorum. Ortalama bir otomobil 100 kilometre yol almak için yaklaşık 8 litre yakıt tüketiyor. Daha büyük boyutlu olan kamyon, tır, otobüs gibi araçlar ise yaklaşık 40 litre yakıt tüketiyor.

Hiç unutmam bir gün Metrobüs’te tam şoförün yanında ayakta kaldım. Sonra sohbet etmeye başladık şoför abi ile ve ben de tipik bir Türk hastalığı olarak Metrobüs’ün ne kadar yaktığını sordum. O da sağ olsun yol bilgisayarı ekranından göstermişti, o gri Mercedes-Benz Capacity’ler 100 kilometrede 50 litre motorin tüketiyormuş.

Bir yolcu jetinin yerden binlerce metre yükseklikte yol alabilmesi için ihtiyaç duyduğu yakıt ise tonlarla ifade ediliyor. Mesela bir savaş jeti her saat ortalama 5 ton jet yakıtı tüketir ve her gün binlerce savaş jeti, saatlerce uçuş yapar. Gemilerin, devasa fabrikaların ve aklımıza gelen gelmeyen diğer tüketicilerin ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda, petrolün bitiyor olmasına şaşırmamak lazım.

Hatta bence petrol bitti arkadaşlar ama bize söylemiyorlar. Az önce saydığım onca şeyin yüz binlercesi her gün petrol tüketiyor, yani her gün devasa boyutlarda oluk oluk petrol tüketiyoruz ve bence insanlık olarak su yaksak şimdiye okyanusları tüketmiştik. Özetle, yerin altından çıkan bu yanıcı, mineral yağ yerine başka şeyler bulmak lazım.

Günümüzde pek çok alternatif enerji kaynağı üzerine çalışılıyor ve hatta bazıları ulaşım çözümlerinde kullanılmaya başlandı bile. Yavaş yavaş elektrikli otomobilleri görmeye başladığımız günümüzde Solar İmpulse ile güneş enerjili uçaklara da kapı araladık. Peki, geçmişte ne gibi çözümlere kafa yorulmuş biraz da buna göz atalım.

Bir de Tupolev 154 hakkında söylemek istediklerim var. Geçen MC-21 hakkında konuşurken arada kaynadı hep, hazır konumuzla bağlantılıyken şu Sovyet mucizesinden de bahsetmek istiyorum size.

Batının nazlı oyuncakları pistteki çakıldan sudan bile etkilenirken cefakar Tupolev 154 toz, toprak dinlemeden iner kalkar, hatta iki santim buzun üzerinde bile operasyon yapar.

Belki biraz gürültülüdür, belki biraz konforsuzdur ama uçan tabut değildir. Bugüne kadar 40’a yakın ölümcül kazaya karışmıştır ama bu kazalar arasında bir çok pilotaj hatası, havada çarpışma hatta füze ile vurulma vakaları bile var.

Evet şu an sizi Tupolev 154’ün güvenli olduğuna ikna etmek için elimden geleni yapıyorum, nedense? Ya hadi güvenli olup olmaması tartışılır da uçan tabut nedir ya? Bir uçak için ne kadar üzücü bir sıfat. Ben uçak olsam çok üzülürdüm şahsen.

Türkiye’ye, özellikle Rus turistlerin yoğunlukta olduğu Antalya’ya çok uğramıştır bu güzel uçak. NATO üyesi bir ülke olmasına rağmen 1980’li yıllarda Türk tesciline bile girmiştir. Green Air, Active Air ve Holiday Airlines firmaları bir zamanlar TC kuyruk numaralı Tupolev 154’ler ile operasyon yapmışlar.

Holiday Airlines, Green Air falan ne alaka? Bizim bildiğimiz Türk hava yolu şirketleri bellidir bunlar ne alaka, dediniz, bence dediniz. 1983 yılındaki Türk Sivil Havacılık Kanunu sonrasında açılan Türk Charter şirketleri de ayrı bir video konusu sanırım. Bu konuya, kitabımda da biraz değinmiştim. Bu arada kitabımı satın almak için Kerem Gök Store’yi ziyaret edebilirsiniz, ben açıklama kısmına linki bırakıyorum. Güzel ürün yerleştirdim bence dimi…

Metrobüsün yakıt tüketiminden girdik, eski Türk hava yolu şirketlerinden çıktık ama ortada hala tüplü uçak yok. Ama Tupolev 154’ten bahsetmeden konuyu nasıl Tupolev 155’e getirebilirdim ki?

Evet, bir çoğunuzun ilk kez duyduğuna eminim; Tupolev 155. Zaten bu video da Tupolev 155 ile ilgili ilk Türkçe kaynak. Gerçi, alternatif enerji kaynakları ile ilgili bir tezde bir kaç cümle var galiba ama…

Tıpkı Tupolev 144 gibi, tıpkı Antonov 225 gibi Tupolev 155’te Sovyet mühendisliğinin kendisiyle yarıştığı makinelerden biriydi. Enerji de dışa bağımlı olmamak için akıllı adımlar atan Sovyetler, uçaklarını da uçsuz bucaksız Sovyet topraklarında bolca bulunan bir kaynakla uçurmak istiyorlardı. Yani doğalgazla…

Sovyet uçak motoru üreticisi Kuznetsov tarasından üretilen NK-88 jet motoru, yakıt olarak sıvı hidrojen kullanabilecek şekilde geliştirilmişti. Tupolev 154’ün üzerine geliştirilen Tupolev 155’te de bu motordan kullanıldı. Sıvılaştırılmış hidrojen sadece bir başlangıçtı, nihai amaç ise LNG ile çalışan bir yolcu uçağı yapmaktı. Eğer başarabilselerdi bu model 1990’larda servise girecekti ve bildiğiniz tüplü yolcu uçağının modeli ise Tupolev 156 olacaktı.

Yalnız burada araya girip büyüyü bozmak zorundayım. Şimdi tüplü yolcu uçağı diyince herkesin aklına, bildiğimiz otomobiller kullandığımız LPG geliyor ama Sovyetler’in hayalinde LNG ile çalışan bir uçak yapmak vardı. Aralarında da şöyle bir fark var, LPG sıvılaştırılmış petrol gazı, LNG ise sıvılaştırılmış doğalgaz. Yani birbirlerinden baya bir farklılar.

1970’li yıllarda başlayan bu hayal, 1980’lerde gerçek olmaya hiç olmadığı kadar çok yaklaştı. Deneysel bir uçak olarak ortaya çıkan Tupolev 155, 15 Nisan 1988’de gökyüzü ile buluştu. Sıvı hidrojen tüketen Kuznetsov NK-88 motoru ortaya yerleştirildi, diğer motorlar geleneksel jet motorlarıydı. İhtiyaç duyulan büyük depolama alanı uçağın arka kısmına konumlandırılmıştı.

Görünüş olarak Tupolev 154 ve 155’in ayırt edilmesi neredeyse imkansızdır. Ama eğer sizin de aklınız bir karış havadaysa, bence bunu yapabilirsiniz. Dış görünüşte tek fark; 2 numaralı, yani ortada konumlandırılmış motordur. 155’te farklı bir motor kullanıldığı için orta motorun çıkıntısı biraz daha fazla.

Tupolev 155’ten sadece 1 adet üretildi. 15 Nisan 1988’de gerçekleştirdiği ilk uçuşundan sonra 100’e yakın başarılı uçuş gerçekleştirdi. Sonrası ise bilindik hikaye. 1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği’nin dağılması ile LNG’li yolcu jeti fikri rafa kalktı. Dünya üzerindeki tek Tupolev 155, Rusya’nın Zhukovskiy ZUKONOVSKİ şehri yakındaki bir havalimanında çürümekte.

Günümüz dünyasında başta yenilenebilir enerji olmak üzere petrol alternatifi enerji kaynakları üzerine çok yoğun çalışmalar devam ediyor. Gelecekte petrol türevi yakıtlarla çalışan uçaklara alternatifler üretileceğine de eminim. İşte Sovyetler Birliği bunu çok daha önce başarmak üzereydi. Kim bilir kaç hayal yarım kaldı Sovyetler’in dağılmasıyla…

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"