Türkiye’deki Helikopter Kazaları

Türkiye’de daha önce bazı dikkat çeken helikopter kazaları yaşanmıştı. Bugün o kazalara birlikte göz atacağız…

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Beylikdüzü’nde yaşanan bir helikopter kazası, akıllarda pek çok soru işareti bıraktı. Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birine ait bir helikopterin Rus konukları ile düşmesi bir çok komplo teorisine kapı araladı.

Bu olayla ilgili cevaplanmayı bekleyen pek çok soru var. Ama Beylikdüzü’nde yaşanan helikopter kazası, Türkiye tarihinin ilk sansasyonel helikopter kazası değildi. Gelin birlikte, akıllarda pek çok işareti bırakan bazı helikopter kazalarına birlikte göz atalım.

Tarih 5 Mayıs 1989…

Orman Genel Müdürlüğüne ait bir helikopter, Ankara’dan Muğla’nın Dalaman ilçesine gitmek için havalanmıştı. 5 Mayıs 1989 tarihinde, saatler 10.30’u gösterirken Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Kargılı köyü yakınlarına düştü. 12 kişilik helikopterde Pilotlar ve aileleri olmak üzere 5 kişi hayatını kaybetti. Kazadan sağ kurtulan tek isim Tuğçe bebekti. Görgü tanığı köylülerin ifadesine göre, helikopter düşmek üzereyken annesi Tuğçe bebeği helikopterden atmış ve “yavrumu kurtarın” şeklinde görgü tanıklarına seslenmişti. Tuğçe bebek ne yazık ki hayati tehlikeyi atlatamamış ve günler sonra hastanede hayatını kaybetmişti. Toplam 6 kişinin ölümü ile sonuçlanan bu kazanın sebebi kayıtlara “teknik arıza” şeklinde geçti.

Buraya kadar anormal bir durum yok. Sıradan bir helikopter kazası gibi. Ama bekleyin, bitmedi.

Kazadan 24 sene sonra ortaya atılan bir iddia, gözleri tekrar 1989 yılında yaşanan bu “sıradan kazaya” çevirdi. Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde müsteşarlığı görevini yürüten Ahmet Kemal Selçuk, 2013 yılında şok gerçekleri açıkladı. Özal’a yapılan suikast girişimleri hakkında konuşan Selçuk, 1989 yılındaki bu sıradan helikopter kazasının, aslında pek de sıradan olmadığını işaret ediyordu.

Eski müsteşarın anlattıklarına göre, tatil yapmak için Muğla Okluk’ta bulunan yazlığına gidecek olan Özal, bu seyahati helikopter ile yapmayı planlıyordu. Bu görev için Orman Genel Müdürlüğü’ne ait VIP bir helikopter kullanılacaktı. Ancak müsteşarının tavsiyesi ile, Özal’ın uçakla Dalaman’a gitmesi, orada bekleyen helikopterle de Okluk’taki yazlığına gitmesine karar verildi. Orman Genel Müdürlüğü’nün helikopteri uçakla gelecek olan Özal’ı karşılamak üzere Ankara’dan Dalaman’a doğru yola çıktı. Pilotlar, boş olan helikoptere ailelerini de almışlardı. Ancak ne yazık ki teknik bir arıza sonucu helikopter Polatlı yakınlarında düştü.

Yani düşen helikopter, Özal’ın Ankara’dan Dalaman’a seyahat etmesi planlanan helikopterdi. Kader işte, “teknik bir arıza” yaşanmış ve helikopter düşmüş…

Tarih 19 Mart 1988

İstanbul’dan Antalya’ya ulaşmak için havalan bir helikopter saat 18 sularında, Antalya semalarında kayboldu. Düşen helikopter pilotunun Antalya hava trafik kontrolü ile son iletişiminde “Fırtına var, etrafımı göremiyorum, yakıtım azalıyor, bana inecek bir yer gösterin” dediği kayıtlara geçmişti. Helikopter Talia Hava Yolları isimli bir Türk Charter şirketinin mürettabatını Antalya’ya götürüyordu. Talia Havayollarının 3 Yugoslavyalı pilot, 1 kabin memuru ve helikopterin pilotu dahil 5 kişi bu olay sonucu hayatını kaybetti.

Talia Hava Yolları, eminim bazılarınıza tanıdık gelmişti. Zaten bu helikopter kazasını ilginç kılan detay da bu.

Talia Hava Yolları’nın Antalya-Hamburg seferini yapacak mürettebatını Antalya havalimanına götüren helikopterin düşmesinden sadece X gün önce, yani 27 Şubat 1988 tarihinde aynı şirketin yolcu uçağıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düşmüştü. Beş parmak dağlarına çarpan Talia Hava Yolları’nın Boeing 727’si 15 kişiye mezar olmuştu.

Önce bir uçak kazası, daha sonra ekibin hayatını kaybettiği bir helikopter kazası. Bu kazalar ticari rekabetin acımasız bir yansıması olabilir mi yoksa sadece tesadüf mü karar sizin.

Tarih 25 Mart 2009

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki ekip, Kahramanmaraş mitingini bitirmiş, Yozgat/Yerköy’de gerçekleştirilecek miting için helikopterle yola çıkmıştı. Ancak kalkıştan bir süre sonra helikopter Göksun ilçesi yakınlarında düştü. 48 saat süren arama çalışmaları sonucunda enkaza ulaşıldığında, helikopterdeki 6 kişiden kurtulan yoktu. Helikopterde bulunan gazeteci İsmail Güneş, kaza yaşandıktan hemen sonra 112 acil servisi aramış ve yardım istemişti. Kazazedelerden biri yardım ekiplerine telefonla ulaşabildiği halde, enkaza ulaşmanın neden bu kadar uzun sürdüğü kafalardaki ilk soru işaretiydi. Arama kurtarma çalışmalarının, enkaz alanının 115 kilometre uzağında yapıldığı gerçeği sonradan ortaya çıkacaktı.

Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopterin neden düştüğü halen belli değil. Yakın tarihin en tartışmalı olaylarından biri olan bu helikopter kazası ile ilgili hala yeni bilgiler, detaylar ortaya çıkıyor. Ama şu ana kadar bildiklerimizle, bazı şeyler gün gibi ortada.

Helikopterde bulunan gazeteci İsmail Güneş’in, kazadan sonra telefonla yardım ekiplerine ulaştığını söylemiştim. Ama gelin görün ki, yapılan otopsi sonucunda İsmail Güneş’in çene kemiğinin kırık olduğu ortaya çıkıyor.

Susurluk Kazası’ndan sonra “Sürekli aydınlık için, 1 dakika karanlık eylemi” yapılmıştı. Her akşam belli bir saatte bütün evler 1 dakika boyunca ışıklarını kapatarak Susurluk Kazası üzerindeki sır perdesini protesto etmişti. 5 Yaşındaydım bende, hayal meyal hatırlıyorum.

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"