Yakıtı Biten Yolcu Uçakları

Uçakların yakıtı biter mi? Aslında hayır…

Ama geçmişte olmaz denilen olmuş ve bazı yolcu uçakları havada yakıtsız kalmış. Sonra neler olmuş neler?

Tarih 24 Ağustos 2001…

Okyanusun tam ortasındaki bir Airbus A330-200’ün kabininde ölüm sessizliği hakim. Uçakta bulunan 306 kişinin tamamı nefeslerini tutmuş ve başına gelecekleri bekliyor. Toronto’dan Lizbon’a gitmek için uçağa binen herkes, şimdi ölümle burun buruna. Çünkü bindikleri uçağın artık yakıtı yok ve iki motorunu da kaybetmiş durumda. Hem de okyanusun tam ortasında!

Okyanusun ortasındaki bir yolcu uçağında motor gürültüsünü duyamamak nasıl bir ruh halidir, hayal edebiliyor musunuz?

İşte bizim hayal bile edemediğimiz bu kabus, Air Transat’ın 236 sefer sayılı uçuşuna katılan yolcular için acı bir gerçek olmuş. Yakıt pompasındaki bir problem nedeniyle sağ kanat depolarındaki yakıtın tamamını dışarı atan Airbus A330’un pilotları için zor dakikalar başlamıştı. Sağ kanat depolarında yakıt azaldığı için, sol kanattaki yakıtı sağ tarafa aktarmaya başlayan pilotlar, ölümcül olabilecek bir hata yaptıklarından habersiz olarak uçuşu güvenle tamamlayabileceklerini düşünüyorlardı. Ancak arızalı yakıt kaçağı nedeniyle, sol kanattan sağa gelen yakıtta hızla tüketiliyordu. Derken kısa bir süre sonra acı gerçek ortaya çıktı. Uçak depolarındaki tüm yakıtı atmıştı ve Atlas Okyanusu’nun ortasında, 34 bin 500 feet irtifada yakıtsız kalmıştı. 306 kişi taşıyan dev yolcu uçağı, artık motorları olmadan ilerlemenin bir yolunu bulmak zorundaydı.

Kanatlar yerinde olduğu sürece ümit vardı. Ve her sabit kanatlı hava aracı, motorların itici gücü yoksa havada süzülebilen bir planördür. Artık yüzlerce insanın hayatına devam edip edemeyeceğini belirleyecek olan tek şey, pilotun ne kadar yetenekli olduğudur.

Evet, koca Airbus A330-200 artık havada süzülen dev bir planörden farksızdı. Okyanusun ortasında hemen uçağın indirilebileceği bir meydan aranmaya başladı. Azor Adaları’nda bulunan bir askeri havaalanı, A330’un tek kurtuluşuydu. Binlerce libre itici güç üretmeyen motorlar, elektronik sistemler ve diğer yardımcı ekipmanlar olmadan aşılması gereken 75 mil, yani 120 kilometre vardı. Daha önce hiç bir ticari jet motorları olmaksızın bu kadar uzun bir uçuş yapmamıştı. Kaptan Robert Pike bir rekora imza atmak zorundaydı.

Kazanan kaptan pilotun bileğiydi. 34 bin feet irtifadan süzülmeye başlayarak 120 kilometre uzaklıktaki Lajes Askeri üssüne inmeyi başardı. Kendisi önce motorlarını kaybetmiş bir uçağı indirdiği için kahraman ilan edilse de, sonra sol taraftan tüm yakıtın boşalmasına neden olduğu için suçlandı. Hayat işte…

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"