Yeni Medya Düzeni

Yazılı basının içinde bulunmuş, aynı zamanda çok uzun zamandır da dijital ortamlarda içerik geliştiren, hem normal hem de online dergi içeriği hazırlamış ve bu konulara çok uzun zamandan beri kafa yoran birisi olarak, yeni medya düzeniyle ilgili söylemek istediğim naçizane bir şeyler var…

Mesela her şeyden önce, yeni medya düzeninde böyle uzun cümlelerden uzak durmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kitle artık çok tembel. İnsanlar, sadece birkaç parmak hareketi ile her şeye binlerce alternatif bulabiliyor. Hal böyle olunca da, size ulaşmaları için katlanacakları en küçük zahmet bile okuyucunun sizi elemesine sebep olabiliyor.

Her neyse, klişe cümlelerden uzak durup, yeni medya düzeni ile ilgili, bazı çıkarımları başlıklar halinde paylaşmak istiyorum.

1-)Online dergi dünya çapında tutulmayan bir format olarak akıllara kazındı.

2012 yılının ekim ayında Newsweek dergisi sadece “online” formatta okuyucu ile buluşacağını, artık basılı olarak değil dijital olarak yayın hayatına devam edeceğini duyurmuştu. Ben de tam o sıralar 500Knots için canla başla uğraşıyordum ki, bu haber süper bir motivasyon kaynağı olmuştu benim için. Koskoca Newsweek bile online dergi olayına girdiyse, burada iş var demekti…

500Knots, Kasım 2012
500Knots, Kasım 2012

Sonra ne mi oldu? 40 ile 50 mb arasında değişen PDF dosyalarını indirmek insanlara zor geldi. Flash uygulaması yapalım dedik hiç kullanışlı olmadı. Doğrudan uygulama geliştirtelim dedik, yüksek maliyetler ortaya çıktı. Yani, insanlara bir şey okutmak istiyorsanız, bunun en kötü yolu online dergi yoluyla okutmaktı. Yukarıda da bahsettiğim gibi, günümüzdeki olanaklar kitleyi o kadar tembel hale getirdi ki, içeriğinin kalitesi ne kadar yüksek olursa olsun kimse online dergi okumanın zahmetlerine katlanamadı. Övünmek gibi olmasın ama, online derginin hiç kullanışlı bir format olmadığını benim çözmem 4 ay aldı ve 2013 Ocak’ında 500Knots’ı normal bir web sitesi haline getirdik. Newsweek ise 2014 başlarına kadar sadece online olarak çıkmaya devam etti ve daha sonra onlar da dijital sevdadan vazgeçti. Newsweek, günümüzde basılı halde raflarda okuyucusunu bekliyor.

 

gazeteler

2-)Gazetelerin ömrü uzun değil.

Bu durum beni çok üzse de, basılı gazetelerin ömrünü çok uzun görmüyorum. İnsanlar artık haberleri web sayfalarından okuyor ve bunu alışkanlık haline getirmiş durumdalar.

 

dergiler

3-)Dergiler can çekişiyor ama…

Dergi tirajlarının can çekiştiğini çok iyi biliyorum. Ama dergi ile gazeteyi ayıran o kadar çok nokta var ki. Hatta belki de tek ortak noktaları ikisinin de içinde yazıların var olması olabilir. Çok farklı amaçlara ve çok farklı kitlelere hitap eden iki yayın organından bahsediyoruz yani. Dergilerin okuyucu kitlesinin hiçbir zaman tükenmeyeceğini düşünüyorum. Mutlaka acımasız koşullara dayanamayıp kapanan, veda eden yayınlar olacaktır. Ama kağıt kullanmaya devam ettiğimiz sürece, raflarda dergileri göreceğimize inanıyorum.

 

kitaplar

4-Okuyucu kitaplardan asla vazgeçmeyecek.

Türkiye’deki kültür kitapları pazarı her geçen yıl büyük bir hızla büyüyor. Kitap okumanın zevkini yaşayan bir kitle var ki, dünya tersine dönse kitaplardan vazgeçmezler. Ama eklemeden geçmeyelim; Amazon.com ve kağıtların tahtına göz diken Kindle isimli tablet önderliğinde, dünya dijital kitap pazarı da baş döndürücü bir hızla büyüyor. Ama dediğim gibi, nitelikli okuyucu asla ama asla kitabın kapağını açma zevkinden vazgeçmeyecektir.

 

YouTube-tv-yayincilik

5-Bildiğimiz TV yayıncılığı tarih olacak.

Bundan sonraki kısımlarda haddim olmayarak yorum yaptığımı düşünebilirsiniz ama kitlelerin yeni izleme alışkanlıkları ve internet yayıncılığı üzerine tahmin ettiğinizden çok daha uzun zamandır araştırma yapıyorum. Bu araştırmalarım sonucu yaptığım çıkarımlardan ilki, bildiğimiz televizyon yayıncılığının tarih olacağıdır. Yani, bir yayın akışı belirleyip, insanların kendisini sizin belirlediğiniz saatlere göre organize etmesi ve yayınlanacak şeyi izleyebilmek için çaba harcaması devri bitiyor. Tivibu, örneği ile daha açıklayıcı olabilirim. Yaklaşık 2 yıldır evimizde Tivibu kullanıyoruz ve herkes istediği saatte istediği şeyi seyredebiliyor. Gecenin 3’ünde ana haber bülteni izleyen de gördüm. Uykusu kaçıp gece 1’de “Yalan Dünya” izleyende. Yani bizim evimizde çok uzun zamandır hangi program saat kaçtaymış kimsenin umurunda değil. YouTube’den video izler gibi dizi, program izliyoruz.

Ayrıca televizyon sektörü, çok kötü bir 2014 yılı geçirdi. Yüksek prodüksiyon maliyetlerinin yanında reklam pastasından istenilen payın alınamaması, tüm sektör için zor bir sınav oldu. Şirketlerin reklam bütçelerinde internette ayırdıkları kaynak her geçen gün artıyor. Haliyle televizyonun payı da azalıyor.

6-Gelecek YouTube’de mi?

Takip ettiğim, saatlerce yapımlarını izlediğim bir sürü YouTube kanalı var. Malumunuz, “Ulan İstanbul” dizisi de artık sadece internetten yayınlacak. Bunun yanında, YouTube tüm mobil platformlarda son derece verimli çalışıyor. Hal böyle olunca, izleyici de yıllardır YouTube ile çok iyi anlaşırken, en azından orta vadede YouTube yayıncılığının parlayan bir yıldız olacağını söyleyebilirim.

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"

İlginizi çekebilir...

Neden 10 Dakikadan Uzun Videolar Yapmıyorum? Aslında tek bir kişinin sorusunu cevaplayacaktım ama öyle olmadı. Sorularınızı beklediğim videoda bir çok kişi "10 dk'dan uzun video yap da az para ka...