Yuri Gagarin’in Hikayesi

Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan olmasına rağmen güçlü batı propagandasının sonucu olarak hep Neil Armstrong’un gölgesinde kalmıştır. Bugün, gölgedeki adamın hikayesine göz atacağız.

Aslına bakarsanız, elimizde bilindik bir hikaye var. İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayan ve tüm dünyayı kasıp kavuran bir soğuk savaş süreci. Bu süreçte dünyaya hakim olmaya çalışan iki farklı ideoloji, iki farklı süper güç ve bu güçler arasında başlayan bir uzay yarışı. Ve bu yarışta atılan ilk gol; Uzaya çıkan ilk insan, bir Sovyet Subayı olan Yuri Gagarin’in hikayesi.

Dünya mavi, çok güzel, harika görünüyor…

Uzaya giden ilk insanın dünyaya söylediği ilk şeyler işte bunlardı. Koca evrede varlığı bile fark edilemeyecek kadar küçük ama mecbur olduğumuz ufak mavi gezegen 1961 yılında Sovyet yapımı bir uzay aracının penceresinden işte böyle gözükmüştü Yuri Gagarin’e…

Ama biz bugün, bu hikayenin biraz daha satır aralarında kalmış, üzerine daha az konuşulan noktaları hakkında konuşacağız.

Sovyetler Birliği’nin bu çok önemli uzay görevi için yüzlerce aday belirlendi. Yapılan elemeler sonucunda geriye sadece iki aday kalmıştı ve görev için belirlenen isim Yuri Gagarin olmuştu. Onun bu özel göreve seçilmesini sağlayan önemli etkenlerden bir tanesi de, kolektif çiftçilik yapan bir ailesinin 4 çocuğundan biri olmasıydı. Bu sosyalizm propagandası açısından eşsiz bir fırsattı. Sosyalist rejimde, basit bir çiftçinin oğlu uzaya çıkan ilk insan olabilirdi.

Sadece 40 sene önce kıtlık yüzünden milyonlarca insanın açlıktan hayatını kaybettiği topraklarda, 40 sene sonra insan oğlunun ilk uzay yolculuğu başlıyordu. Üstelik bu önemli yolculuğu yapan basit bir çiftçinin oğluydu. Şimdi tüm dünya sosyalizmin gücünü konuşacaktı.

Neil Armstorng aya ilk adımını attığında şu meşhur sözleri sarf etmişti.

-benim için küçük, insanlık için büyük bir adım.-

Herkes aya yapılan tarihi yolculuğu bu efsanevi cümle ile hatırlıyor. Peki, Yuri Gagarin’in ilk uzay yolculuğu ile ilgili tarihe geçen sözü hangisi dersiniz?

Burada bir tanrı göremiyorum!

Ancak bu sözler bir çarpıtmanın esiridir. Yuri Gagarin’in yolculuğundan sonra Sovyet lideri Nikita Kruşçev

“Neden bir Tanrı’ya bağlanasınız ki? İşte Gagarin! Uzaya gitti ve orada bir Tanrı görmedi!”

sözlerini sarf etmiş ve Kruşçev’in bu sözleri yıllar sonra Gagarin’e mal edilmiştir.

Batı medyasının da, Sovyetler Birliği’ndeki din karşıtı çalışmaları tüm dünya halklarına empoze edebilmek adına, bu söylemin her fırsatta altını çizdiğini hatırlatalım.

Dünya yörüngesiki turunu 1 saat 48 dakikada tamamlayan Gagarin, Rusya’nın Saratov şehrinin Engels kasabası yakınlarında Volga nehri kıyısına iniş yaptı. Sovyetler Birliği, bu uzay yolculuğunu ilk etapta kamuoyundan gizlemişti. Gagarin dünya yörüngesi etrafında tur atarken Moskova Radyosu yaşananları dünya kamuoyu ile paylaşmıştı. Yani muhtemelen, Engels kasabasında kimse gökyüzünden süzülen garip kapsüle bir anlam verememişti. Gagarin’i dünyada ilk karşılayan yaşananlardan habersiz bir çiftçi ve onun küçük kızıydı. Gagarin’in onlara söylediği ilk şey;

“Korkmayın, ben de sizin gibi Sovyet’im. Uzaydan indim ve Moskova’yı aramak için bir telefona ihtiyacım var” olmuştur.

Lütfen gözünüzü kapatın ve kendinizi o çiftçi ve kızının yerine koyun. Garip bir cihazdan inan garip giyinimli bir adam size diyor ki korkmayın, uzaydan indim ve Moskova’yı aramak için bir telefona ihtiyacım var. Tüm bunlar olurken de yıl 1961. İşte bu yüzden Soğuk Savaş yılları beni aşırı heyecanlandırıyor.

O artık bir ekoldü. Tüm dünyanın tanıdığı güçlü bir figür, herkesin yerinde olmak isteyeceği bir isim. O uzaya çıkan ilk insandı.

Sosyalizmin bu inanılmaz zaferi, tüm insanlığı derinden etkilemişti. Sovyetler Birliği bu başarısını müthiş bir propaganda aracı olarak kullandı. Yuri Gagarin, bir Sovyet Subayı olarak dünyanın her yerinde konuşma yapıyordu.

Peki bu hikaye nasıl sona erdi? Bu eşsiz hayat serüveninin sonunda ne oldu?

Bildiğiniz gibi, Yuri Gagarin bir savaş pilotuydu. Uzay yolculuğu sonrasında Kozmonot yetiştirmeye başladıysa bile, savaş uçakları ile uçmaya devam etmek istiyordu. Bunun için tazeleme eğitimlerine başlamıştı. 1968 yılında, MIG-15 uçağı ile gerçekleştirilen rutin bir eğitim uçuşu sırasında uçağı düştü. Yuri Gagarin 27 Mart 1968 tarihinde, uzay yolculuğundan yalnızca 7 sene sonra, henüz 34 yaşında iken hayatını kaybetti.

İşte burası çok karışık. İnanın Yuri Gagarin’in ölümü ayrı bir video hatta belki de bir kitap konusu bile olabilir. Çünkü aradan geçen onca yıla rağmen halen ölümü ile ilgili iddialar sona ermiş değil.

Tahmin edebileceğiniz gibi, Gagarin’in ölümüne yol açan kazanın sıradan bir kaza olmadığı iddia ediliyor.

Ortaya atılan teorilerden ilki, dönemin Sovyet Lideri Brejnev’in talimatıyla bir suikast sonucu uçağın düşürülmesidir. Çünkü Yuri Gagarin aşırı popüler ve sevilen bir figürdü ve siyasete girmesi durumunda tüm dengeleri değiştirebilirdi. Ölümünden önce yakın çevresine siyasete girmeyi düşündüğünü söylemesi, bu iddiayı güçlendirmekte ama ortada bu olayı Brejnev’in organize ettiğine dair hiçbir somut delil yok.

Bir diğer iddia ise, Amerika’nın bir suikasti sonucunda uçağın düşmüş olmasıdır. 1969 yılında aya bayrağını diken Amerika, uzay denildiğinde akla gelen isim Yuri Gagarin’i ay yolculuğundan 1 sene önce ortadan kaldırmış olabilirdi.

Kaza ile ilgili tartışmalar hala sürüyor. Ortaya atılan onlarca iddia var. Ama kesin olan şu ki, sıradan bir hayat yaşamaya Gagarin, sıradan bir şekilde aramızdan ayrılmadı.

Günümüzde 12 Nisan Rusya’da ve diğer eski Sovyet ülkelerinde Kozmonot Günü olarak kutlanmaktadır ve Türkiye’de dahil dünyanın her yerinde 12 Nisan’da Yuri Gecesi olarak adlandırılan partiler düzenlenmektedir.

KEREM GÖK STORE AÇILDI! BENCE BİR GÖZ ATIN...

"TÜRK SİVİL HAVACILIK TARİHİNE DAMGASINI VURAN UÇAK KAZALARI"

İlginizi çekebilir...

Ay’a en son ne zaman gidildi? Ay'a ilk kez ne zaman gittiğini çok biliyoruz. Peki, insan oğlu aya en son ne zaman gitti? İlkler unutulmuyor, orası kesin. Neyin, ne zaman son olaca...